"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, icra emrinde istenen faizin takip dayanağı ilama aykırı olarak fazla hesaplandığını ileri sürerek icra emrinin iptalini talep ettiği, mahkemece bilirkişi raporunda anılan tarih itibariyle borçlunun sorumlu olduğu toplam miktarın belirlendiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle rapor doğrultusunda şikayetin kısmen kabulü ile, Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2021/3876 Esas sayılı takip dosyasında düzenlenen icra emrinde; 20.718,36 EURO olarak gösterilen "işlemiş mevduat faizi" alacak kaleminin 19.909,59 EURO olarak, 1.076.608,77 EURO olarak gösterilen "işlemiş mevduat faizi" alacak kaleminin 1.074.597,59 EURO olarak düzeltilmesine, icra emrinde fazladan talep edilen 2.819,95 EURO'ya ilişkin takip kısmının iptaline, takibin kalan miktarlar üzerinden devamına karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
1- Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
2.3.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve miktar ve değeri On bin Türk Lirası’nı geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 02.12.2016 tarihinden itibaren kırk bin Türk Lirası’na, 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile de 28.02.2019 tarihinden itibaren elli sekiz bin sekiz yüz Türk Lirası’na, 01.01.2020 tarihinden itibaren yetmiş iki bin yetmiş Türk Lirası'na, 01.01.2021 tarihinden itibaren yetmiş sekiz bin altı yüz otuz Türk Lirası'na, 01.01.2022 tarihinden itibaren yüz yedi bin doksan Türk Lirası'na, 01.01.2023 tarihinden itibaren iki yüz otuz sekin bin yedi yüz otuz Türk Lirası’na, 01.01.2024 tarihinden itibaren de üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan Türk Lirası'na çıkarılmıştır.
Temyiz, İlk Derece Mahkemesi kararının; takip tarihindeki 1 EURO'nun efektif satış kuru dikkate alınarak Euro cinsinden iptal edilen 2.819,95 Euro işlemiş faiz kısmına ilişkindir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur.
5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nın 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca alacaklının temyiz başvuru talebinin (REDDİNE),
2- Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.
Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K. sayılı kararı).
Somut olayda; alacaklı vekilince 18.03.2021 icra müdürlüğüne sunulan takip talebiyle 47.177.327,13 Euro ve 8.239.255,31 TL üzerinden takibe başlandığı, 18.03.2021 tarihli icra emrinde de aynı miktarların tahsili istenmekle birlikte yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmediği gibi, harca esas değerinin de Türk Lirası olarak yazılı olmadığı, daha sonra alacaklı vekilinin talebi ile 16.04.2024 tarihli icra emrinde ise yabancı para alacağının TL karşılığının gösterildiği, aynı takip dosyası üzerinden İİK 58/3'e göre 18.03.2021 ilk takip talebi iptal edilmediği sürece ayakta olduğu ve borçlu tarafından şikayet dilekçesinde iptali istenen icra emrinin 18.03.2021 tarihli icra emri olduğu ve bu icra emrinde de yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği görülmektedir.
O halde İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar 18.03.2021 tarihli takip talebi ve icra emrinde yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden 8.239.255,31 TL talep edilmiş ise de; esas hükmün fer’isi niteliğinde olan bu alacak kalemleri kural olarak ilamın bölünmezliği ilkesi nedeniyle bütün olarak icrası talep edilebilecek olup asıl alacaktan ayrı, fer’i nitelikteki alacakların takibe konu edilmesi mümkün olmadığından, kamu düzeni ile ilgili olan İİK’nun 58. maddesi gözetilmek suretiyle, 18.03.2021 tarihli takip talebinde 47.177.327,13 Euro yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden takibin tümden iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ:
Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 08.02.2024 tarih ve 2022/954 E.-2024/174 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.