"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; bila tebliğ iade edilen tebligatın, hiçbir araştırma yapılmaması nedeniyle usulsüz olduğunu ve bu usulsüz tebligata dayalı olarak Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince tebliğ edilen ödeme emri ile 103 davetiyesi tebligatlarının da usulüne uygun olmadığını, icra takibine ıttıla tarihinin 15.05.2023 olduğunu ileri sürerek, ödeme emri ve 103 davetiyesi tebliğ tarihlerinin beyan edilen öğrenme tarihine göre düzeltilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, söz konusu tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğundan bahisle şikayetin kabulüne ve tebliğ tarihlerinin, UYAP Vatandaş Portaldan tebligatları öğrenme tarihi olan 10.05.2023 olarak düzeltilmesine karar verildiği, alacaklının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere,7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesinde; ''Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir'' düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.'' Aynı Kanun’un 21/2. maddesinde de; ''Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır'' hükmünü amirdir.
Somut uyuşmazlıkta; muhatabın bilinen adresi olan, “ ... Mh. ... Cd. 4. Sk. No: 4D Burhaniye / Balıkesir” adresine çıkartılan örnek 7 numaralı ödeme emri tebligatının, "belirtilen adrese tevziat saatlerinde gidildi, adres kapalı olduğundan adreste kimse bulunamadı. Beyan alınacak komşu, kapıcı, yönetici vb. bulunamadığından muhatap tespit edilemedi. Tebliğ evrakı çıkış merciine iade” şerhi düşülmek suretiyle bila tebliğ iade edildiği, bunun üzerine ödeme emrinin, bu adresin borçlunun mernis adresi olması nedeniyle aynı adrese gönderildiği ve Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre 03.12.2022 tarihinde, 103 davetiyesi tebligatının da aynı adrese ve aynı usulde 14.01.2023’te tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Buna göre; Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesine göre bilinen son adrese çıkartılan tebligatın iade edilmesi nedeniyle yasal şartın oluşması üzerine yukarıda açıklanan ilke ve kurallar uyarınca borçlunun adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine anılan Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan ödeme emri ve 103 davetiyesi tebliğ işlemleri usulüne uygundur.
Hal böyle olunca, her ne kadar İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince; bila tebliğ iade edilen tebligatta, borçlunun adreste bulunmama sebebinin yazılmaması ve bunu bilebilecek kimselere sorulmaması nedenleriyle bu tebligatın usulsüz olduğuna işaret edildikten sonra, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince tebligat çıkartma şartları oluşmadığından bahisle bu maddeye göre yapılan ödeme emri ve 103 davetiyesi tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğu kabul edilmiş ise de; yukarıda açıklanan Yasa maddesinde böyle bir araştırma yapılması zorunluluğu bulunmadığından şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 25.9.2024 tarih ve 2023/2408 E. - 2024/2150 K. sayılı kararını KALDIRILMASINA, Ayvalık İcra Hukuk Mahkemesinin 08.06.2023 tarih ve 2023/96 E. - 2023/119 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.