Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.03.2014 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırılık nedeniyle eski hale getirme olmazsa tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın reddine dair verilen 13.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R

Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan eski hale getirme olmazsa tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkillerinin ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii, 11 ada 107 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, bu taşınmazın içerisinde müvekkilinin yaşadığı ev, ahır ve tarlasının bulunduğunu, taşınmazının bitişiğinde davalı tarafından yapılmakta olan karakol inşaatından çıkan hafriyatın herhangi bir tedbir alınmaksızın döküldüğü ve bir tepe oluşturduğunu, gerekli önlemlerin alınmaması üzerine toprağın kayarak müvekkilinin taşınmazında da kaymalar oluşturduğunu, taşınmazın üzerindeki evin kullanılamaz hale geldiğini, ahırın zarar gördüğünü, tarlasının tarla vasfını kaybettiğini ve evin su borularının kırıldığını belirterek, taşınmazda bulunan evin, ahırın ve tarlanın eski hale getirilmesini, bunun mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı vekili, davanın ihaleyi yüklenen ... Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “idari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2. maddesinde idari dava türleri ve idari yargı yetkisi açıkça düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı açılan tam yargı davaları ve idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan anlaşmazlıklara ilişkin davalar olarak gösterilmiştir.

Bu bağlamda, davacı vekilinin komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi veya tazminat istemine ilişkin davası adli yargıda görülerek çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklardandır. Mahkemece uyuşmazlığın esastan karara bağlanması gerekirken, idari yargının görevli olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

***