Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.01.2014 gününde verilen dilekçe ile elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 10.02.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi isteğine ilişkindir.

Davalı vekili, iştirakin çözülmesine bir diyeceklerinin olmadığını belirtmiştir.

Mahkemece, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Davacı vekili hükmü, vekalet ücreti yönünden temyiz etmiştir.

Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 326/1. maddesi gereğince yargılama harç ve giderleri, kural olarak davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. Ancak, HMK'nın 331/1. maddesinde, davanın esası hakkında karar verilmeyen hallerde yargılama giderinin hakim tarafından belirleneceği öngörülmüş olup, bu belirlemenin davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması şeklinde değerlendirilmesi gerekeceği kuşkusuzdur.

Öte yandan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6/1. maddesinde; “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur” hükmüne yer verilmiştir.

Somut olaya gelince; dava açıldığı tarihte tarafların murisine ait mevduat hesabında bulunan para üzerinde iştirakin çözülmediği, yargılama sırasında mahkemece hesabın bulunduğu Bankaya mirasçılık belgesiyle birlikte tarafların başvurarak murisin hesabında bulunan parayı çekip çekemeyeceklerinin sorulduğu, banka tarafından 14.04.2014 tarihli cevabi yazı ile mahkemeye olumlu yanıt verilmesi sonucu hesaptaki paranın taraflarca çekildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda dava açıldığı tarih itibariyle davacı davasında haklı olduğundan davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı lehine vekalet ücreti tayini doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 06.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

***