Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

....

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.06.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.04.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, TMK'nın 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.

Davacı, 233 ada 35 parsel sayılı taşınmazı lehine geçit hakkı kurulmasını istemiştir.

Mahkemece, Dava konusu ... ili .... İlçesi 233 ada 35 parsel lehine 233 ada 71 parsel üzerinde Fen Bilirkişi raporunda birinci alternatif olarak gösterilen Y1 kısmından geçit kurulmasına karar verilmiştir.

Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.

Geçit tesisi davalarında kurulacak geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmeli ve hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.

Ayrıca, kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün "İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili" başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir.

Somut olayda; Dava konusu taşınmazda mahkemece 15.07.2010 tarihinde keşif yapılmış olmasına rağmen, karar 09.04.2014 tarihinde verilmiştir. Keşif tarihi ile hüküm tarihi arasında geçen zaman taşınmazın değerinde artma meydana geleceğinden, hüküm tarihine yakın tarihte bedel tespiti yapılması gerektiği gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 12.03.2018 gününde oybirliği ile karar verildi.

***