"İçtihat Metni"
...
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ikinci kademde tazminat, karşı davada satış vaadi sözleşmesinin iptali davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davacı- karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil ikinci kademede tazminat isteğine ilişkin olup karşı dava satış sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın tazminat yönünden kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda;
1-492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı kanunun 16. maddesinde de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tabi olacağı öngörülmüştür. HUMK’nın 434. maddesinde temyiz dilekçesi verilirken gerekli harcın tamamının ödenmesi gerektiği; 10.05.1965 tarih 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıyla da peşin ödenmesi gerekli temyiz harcının hüküm altına alınan karar ve ilam harcının dörtte bir olacağı kabul edilmiştir. Ayrıca, HUMK’nın 434/III. maddesinde (6100 sayılı HMK’nın 368 ve 344.maddeleri), dörtte bir oranındaki harcın ödenmemesi halinde yapılacak işlemin usul ve esasları gösterilmiştir.
Davacı karşı davalı vekilince temyiz karar harcının eksik yatırıldığı anlaşılan temyiz harcının tamamlanması gerekmektedir.
2-Dava konusu 525 sayılı parsele ait güncel tapu kaydının dosya arasına alınması gerekmektedir.
3-Davalı- karşı davacı ... vekiline yapılan gerekçeli karar tebligatı vekilin “.....” adresine tebliğ edilmiş ise de, tebligat parçası üzerinde yazılı şerhe göre “işyerinin kapalı olduğu işyerinde kimsenin bulunmadığı” anlaşıldığı halde, tebliğ evrakı mahalle muhtarına bırakılarak kapıya yapıştırılmış ancak kime haber verildiği ya da vekilin orada çalışıp çalışmadığı tespit edilmeden Tebligat Kanunu 10/2 maddesi gözardı edilmek suretiyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, adı geçen davalıya 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararın tebliği sağlanarak ve yasal temyiz süresi beklenildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 12.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.