"İçtihat Metni"
....
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.03.2010 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.09.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 317, 358 ve 360 sayılı parsellerdeki ortaklığın giderilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesi gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bunların yanında hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (HMK m.26/1)
Somut olaya gelince;
Ceyhan Tapu Müdürlüğü tarafından gönderilen 15.5.2015 tarihli tapu kaydı ve ekli belgelere göre; 317 sayılı parsel Kadastro Kanunu 22/a uygulaması sonucu 134 ada 13 parsel, 358 sayılı parsel ise 105 ada 4 parsel haline geldiğinden, mahkemece taşınmazın yeni ada ve parsel numaraları üzerinden hüküm kurulması gerekirken kapalı kayıt hakkında infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Öte yandan dava konusu eski 358 sayılı yeni 105 ada 4 sayılı parsele ait tapu kaydının beyanlar hanesinde; "Taşınmazda hisse hatası vardır. ... hissesi 1/576, ... hissesi 1/576 ve ... hissesi 26/576 olacak" şeklinde şerh bulunduğu anlaşılmakla; anılan taşınmazın tapu kaydında bulunan şerhin mümkünse öncelikle idari işlem yoluyla düzeltilmesi, mümkün değilse tapu kaydında düzeltim davası açılmak üzere ilgili tarafa süre verilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken anılan husular üzerinde durulmaksızın eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulması da isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 26.03.2018 gününde oybirliği ile karar verildi.