Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalılar aleyhine 22.08.2011 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesinin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.02.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı, muris ...'ın tek mirasçısı olduğunu belirterek, kendisi haricinde mirasçıların bulunduğuna karar verilen murise ait ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/147-120 E. K. sayılı mirasçılık belgesinin iptalini talep etmiştir.

Mahkemece davanın kabulüne, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/147-120 E. K. sayılı mirasçılık belgesinin iptaline, muris ... terekesinin 1 pay kabul edilerek ...'a ait olduğuna karar verilmiştir.

Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.

Dava, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.

Mirasçılık belgesinin iptali halinde, hukuksal durumlarının etkilenmesi sözkonusu olabileceğinden iptali istenilen mirasçılık belgesinde hak sahibi olarak gösterilen kişilerle, davadan önce ölmüş ise bunların tüm mirasçılarının davada taraf olarak gösterilmesi, yine davalılardan herhangi birinin yargılamadan sonra ölmesi halinde de davanın mirasçılarına yönlendirilerek mirasçılar aleyhine sürdürülmesi, hükmün de mirasçı oldukları gösterilerek mirasçılar hakkında verilmesi gerekir.

Somut olayda; davacı tarafından iptali istenilen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilen Ali ve Havva oğlu ...'in 01.05.2009 tarihinde öldüğü ve geriye mirasçıları olarak eşi ..., oğlu ... kaldığı halde; ...'in davalı olarak davaya dahil edilmeden, taraf koşulu gerçekleştirilmeden hüküm verildiği anlaşılmaktadır.

O halde; mahkemece öncelikle iptali istenilen mirasçılık belgesinde kendisine pay verilen kişiler davaya dahil ettirilmeli, davadan sonra öldüğü anlaşılan kişiler var ise bunların tüm mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesi varsa taraflardan istenilerek getirtilmeli, belirlenecek mirasçıları da davaya dahil edilmeli, bu şekilde taraf koşulu gerçekleştirildikten sonra davanın esasına girilmeli, taraflardan varsa başkaca da delilleri de sorulup saptanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.

Mahkemece, taraf koşulu sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, gerekçeli kararın davalı ...'ün Mernis adresi Almanya olmasına rağmen Türkiye'deki adresine tebliğ edilmesi, gerekçeli kararın davalı ...'a ...nda tebliğ edildiği anlaşıldığından, adı geçen davalının tutuklu yada hükümlü olduğu araştırılıp, hükümlüyse ve vasi atandıysa vasisine, vasi atanmadıysa vasi atanması için ihbarda bulunarak atanacak olan vasisine gerekçeli kararın tebliğinin gerekeceği, davalı ...'a dava dilekçesi ve gerekçeli kararın tüm araştırmalar yapılmadan ilanen tebliğ edilmesi de doğru değildir.

Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 14.11.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

***