"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından 11/02/2016 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15/02/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, muris ...’nın mirasçılık belgesi talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, ...’nın muris ...’yı kasten öldürmeye azmettirme suçundan kesinleşmiş mahkumiyetinin bulunduğunu, ...’nın mirastan yoksun olduğunu, ...’nın diğer eşinden olan altsoyunun ...’nın mirasçısı olamayacağını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Mirasbırakanı öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler mirasçı olamazlar (TMK m. 578/1). Mirastan yoksunluk kişiseldir. Bu nedenle yalnız yoksun olanı etkiler. Mirastan yoksun olanın altsoyu mirasbırakandan önce ölen kimsenin alt soyu gibi mirasçı olur. Ancak halefiyet kuralı yalnız zümre mirasçıları bakımından hüküm ifade eder (TMK m. 520, 521). ... mirasbırakanı kasten öldürmeye azmettirmiş olması nedeni ile mirasçı olamaz. ...’nın diğer eşinden olan altsoyu Ali Sami Tığlı, Büşra Halil ve Halil İbrahim Tığlı da zümre mirasçısı olmadığından mirasbırakana mirasçı olamaz ancak mirastan yoksunluk sadece ilgili mirasbırakana özgüdür. Miras bırakan ...’nın eşi ... tarafından öldürülmesi üzerine mirasçıları ... mirasbırakandan sonra altsoy bırakmadan vefat etmesi nedeniyle payı babası ...’ya ve mirasbırakanın diğer mirasçılarına geçecektir. Bu şekilde mirasçıları ve miras paylarının tespiti gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.