"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından 08.12.2015 gününde verilen dilekçe ile Mirasçılık Belgesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
- K A R A R-
Dava, miras bırakan ...’ün mirasçılık belgesi istemine ilişkindir.
Mahkemece mirasçılık hakkının şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğu, davacının kendisi tarafından çıkarılan Yönetmelik hükümlerine dayanarak yetkili olduğu iddiası ile dava açamayacağı ve hukuki yarar yokluğu nedenleri ile reddedilmiştir.
Davacı vekili, mirasbırakana ait yapının riskli yapı olduğunu, yapının yeniden değerlendirilmesi için mirasçılara tebligat yapılması gerektiğini, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği 7/5 hükmü gereğince tapuda kayıtlı malin ölmüş olması halinde Bakanlık veya Müdürlük tebligat işlemleri için Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre mirasçılık belgesi çıkarmaya yetkili olduğunu beyan ederek kararı temyiz etmiştir.
6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği madde 7/5.son hükmünde “tapuda kayıtlı malikin ölmüş olması halinde, Bakanlık veya Müdürlük tebligat işlemleri için Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre mirasçılık belgesi çıkartmaya yetkilidir” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Davacı yanın dayandığı Yönetmelik hükümlerine göre ..., mirasçılık belgesi almaya yetkilidir. İlgili Yönetmelik maddesinin yasa aykırılığını denetleme makamı, idari yargıdır. Bu nedenle işin esasına girip inceleme yapılması gerekirken Yönetmelik hükümlerinin bağlayıcı olmadığından bahisle davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.