Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

14. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.10.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.09.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi ... Malmüdürlüğü adına ... Muhakemet Müdürlüğü Hazine vekili ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

Davacı vekili, 170 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tarafların paylı mülkiyetin bulunduğunu, taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.

Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde ortaklığın giderilmesi koşullarının oluşmadığını, aynen taksim ile ortaklığın giderilmesini talep ettiklerini, aynen taksimin mümkün olmaması halinde davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.

Hükmü, davalılar ayrı ayrı verdikleri dilekçe ile temyiz etmişlerdir.

1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalıların aşağıdaki (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2- Paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satışın ne şekilde yapılacağının hüküm sonucunda gösterilmesi gerekir.

Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekir.

Mahkemece, ortaklığın 'umuma açık' satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekirken, satış yönteminin 'umuma açık' olduğunun belirtilmemesi ile söz konusu davada, davalılar kendilerini ayrı vekiller ile temsil ettirdiklerinden, her iki davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilerek bu ücretin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekirken, tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de, belirtilen hususlar kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...’nın sair temyiz itirazlarının reddine, davalı ... Mal Müdürlüğü adına ... Muhakemat Müdürlüğü vekilinin düzelterek onanma talebinin kabulü ile, (2) numaralı bent uyarınca hüküm sonucuna ortaklığın kelimesinden sonra 'umuma açık' sözcüğünün eklenmesine, hükmün 6. paragrafında yer alan “Kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine yürürlükteki tarife gereğince taktir olunan 1.100,00TL vekalet ücretinin taraflara payları oranında bölüştürülmesine,” ibaresinin hükümden çıkarılarak ayrı bir paragraf olarak “Davalı ... Mal Müdürlüğü adına ... Muhakemat Müdürlüğü kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 1.100,00TL vekalet ücretinin taraflardan tapu kaydındaki hisseleri nispetinde alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına” ve “Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 1.100,00TL vekalet ücretinin taraflardan tapu kaydındaki hisseleri nispetinde alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına” paragrafı ile eklenmesine, hükmün değiştirilmiş ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine 21.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

***