Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.06.2015 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.

Davacı vekili, 309 parsel bodrum, zemin ve asma kattan oluşan 1 no'lu bağımsız bölüm ve 3. kattaki 4 no'lu bağımsız bölüm üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın aynen taksim, bu mümkün olmadığı takdirde satış suretiyle giderilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.

Somut olaya gelince; davacı vekili dava dilekçesinde 309 parsel sayılı taşınmazdaki 1 ve 4 no'lu bağımsız bölümler üzerindeki ortaklığın giderilmesini talep etmiştir.

Tapu kayıtları incelendiğinde; 309 ada 2 parsel 4 no'lu bağımsız bölüme ilişkin olduğu, bu bağımsız bölümde davacı ve davalının 1/2'şer pay sahibi oldukları görülmektedir.

Bilirkişi raporları incelendiğinde; 309 ada 2 parsel 1 ve 4 no'lu bağımsız bölümlerle ilgili değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, 309 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.

Açıklandığı üzere dava dilekçesi, tapu kayıtları, bilirkişi raporları ve karar arasında çelişki olduğu görülmektedir. Bu nedenle mahkemece dava dilekçesi davacıya açıklattırılarak ortaklığın giderilmesi talep edilen taşınmazın açıkça belirlenmesi, daha sonra tapu kayıtlarının tapu müdürlüğünden getirtilmesi, mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılması tarafların tüm delilleri değerlendirilmek suretiyle işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 07.05.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

***