Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.08.2015 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin paydaşı olduğu dava konusu 1205, 1219, 1377 ve 1447 parsel sayılı taşınmazlarda 02.07.2014 tarihinde davalıya satılan hisselerin önalım hakkı nedeniyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, satış tarihiyle dava tarihi arasında uzun bir süre geçtiğini, taşınmazların dava tarihindeki değerleri belirlenerek bu bedel üzerinden önalım hakkı kullandırılması gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.

2-6100 sayılı HMK’nin 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

Somut olayda; mahkemece, dava konusu taşınmazlarda davalı adına kayıtlı payların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, hüküm sonucunda davalı adına kayıtlı ve iptaline karar verilen payların miktarı açık ve infaza elverişli şekilde gösterilmemiştir.

Mahkemece, dava konusu taşınmazlarda iptal edilen ve tesciline karar verilen payların hüküm sonucunda açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ikinci paragrafının hükümden çıkarılarak yerine, “Kocaeli ili, İzmit ilçesi, Arızlı köyü, 1205, 1377 ve 1447 parsel sayılı taşınmazlarda davalı adına kayıtlı 269/2560’ar hissenin, 1219 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 1/5 hissenin iptaliyle davacı adına kayıt ve tesciline,” ifadesinin yazılmasına hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.05.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

***