Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.11.2014 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı vekili, davacının 1 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, söz konusu taşınmazda davalı tarafından 25.06.2014 tarihinde 1.000,00TL bedel karşılığında 5256871/115395840 oranında satın alınan hisse nedeniyle davacının önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davalının taşınmazı 70.000,00TL'ye satın aldığını, etrafını tel çit ile çevirerek 18.595,00TL daha harcadığını, 2015 yılında taşınmazın değerinde artış meydana geldiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, mahallinde yapılan keşif sonrası dosyaya sunulan raporda dava konusu taşınmazın değerinin satışta gösterilen değerden çok farklı olduğu gerekçesiyle hakkaniyete uygun olarak keşfen belirlenen çıplak arazi bedeli olan 75.021,58TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.

Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.

Somut olaya gelince; her ne kadar mahkemece davalının bedelde muvazaa iddiası kabul edilerek keşfen belirlenen hisse değeri üzerinden davacının önalım hakkını kullanmasına karar verilmiş ise de; dava konusu payın satış bedeli resmi senette 1.000,00TL olup davalı satış sözleşmesinin tarafı olduğundan 3. kişi durumundaki davacıya karşı kendi muvazaasına dayanamaz. Bu durumda mahkemece, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 734/2. maddesi uyarınca tapuda gösterilen satış bedeli ve davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibaret olan önalım bedelini depo etmek üzere davacıya süre verilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken hissenin keşfen belirlenen değeri olan 75.021,58TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.10.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

***