Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 31.12.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Dava, TMK'nın 724. maddesi gereğince temliken tescil, mümkün olmadığı takdirde yapı bedelinin tahsili isteğine ilişkindir.

Davalı, davacı tarafından söz konusu evin 1994 yılında yapıldığının iddia edildiğini, bu tarihte davalının taşınmazın maliki olmadığı taşınmazın ...'ten 2007 tarihinde satın alındığını, davacının iyiniyetli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü davacılar vekili, alacak hakkının henüz doğmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin karar yönünden temyizi üzerine Dairemizin 21.03.2014 tarihli sayılı ilamıyla" Dosya kapsamına göre, muris ... tarafından taşınmazın üzerinde yapılan imalatlar olduğu saptandığından bu imalatlar belirlenerek ve muris ...'in iyiniyetli olduğu kanıtlanamadığından bilirkişi tarafından belirlenecek asgari levazım bedelinin miras payı oranında davacılara ödenmesi gerekir. Mahkemece, bu husus gözetilmeden dava konusu ev ve eklentilerinin davacının elinde olduğu, taşınmazda kullandığı yer bulunduğundan davacı tarafın alacak talebi ile ilgili dava açma hakkı henüz doğmadığı gerekçesiyle tazminat talebinin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiş" gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkmece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacıların davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü davalı vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.

Somut olayda, bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahkeme tarafından taşınmaz üzerine yapılan binanın 1. katının tamamının ve 2. katının kaba inşaatının asgari levazım değeri bilirkişiye hesaplattırılmış ancak demir kapıların asgari levazım değeri ve bahçe duvarının asgari levazım değeri 11.10.2012 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen değerlerden % 45 işçilik ve malzeme düşülerek mahkemece hesaplanmıştır. Ancak bu oranın neye göre belirlendiği anlaşılamadığından mahkeme tarafından yapılan bu hesaplama doğru görülmemiştir. Bu nedenle yapılması gereken iş, uzman bilirkişilerin hazırlayacağı denetime elverişli bir rapor düzenlettirmek ve sonucuna göre karar vermek olmalıdır.

Ayrıca eylemli biçimde bozma ilamına uyulduğuna göre, mahkeme tarafından yapılması gereken bozma kararında işaret edilen açıklıkta yeni bir hüküm oluşturmak olmalıdır. Davacıların murisinin kötüniyetinin varlığı kabul edildiğinden davacılar vekilinin tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar verilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, bu sebeplerle hükmün bozulması gerekmişitir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

***