"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil olmaz ise tazminat davası sonucunda mahkemece verilen hükmün Dairemizce bozulması üzerine, yerel mahkemece verilen direnme kararına ilişkin dava dosyası, 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununa eklenen Geçici 4. maddenin ikinci fıkrası uyarınca Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dairemizin 26.05.2015 gün ve 4088 Esas, 5863 Karar sayılı Kararı ile yerel mahkemenin 02.12.2014 tarihli ve 2014/736 Esas - 776 Karar sayılı hükmünün bozulmasına karar verilmiş ve mahkeme 10.03.2016 tarihli ve 2106/22 Esas-217 sayılı Kararıyla ilk hükmünde direnmiştir.
Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davalı ...'in oluşturduğu ... Yapı Ortaklığına üye olduğunu, davalının tanzim ettiği ortaklık sözleşmesine göre, ... mahallesi 783 Ada, 517 parsel numaralı arsaya yapılacak olan binalardan A blok 2.kat, 8 nolu daireyi kendisine sattığını ve daireyi 36 ay içinde teslim etmeyi taahhüt ettiğini, sözleşme gereğince davalıya 25.100,00 TL ödeme yaptığını, daireyi 16/08/2007 tarihinde davalıdan teslim aldığını, söz konusu dairenin eksik işlerini tamamlayarak daireye yerleştiğini, davalının dolandırıcılık suçundan tutaklanarak cezaevine girdiğini, davalının kendisini de dolandırdığını belirterek halen oturmakta olduğu dairenin tapusunun adına tesciline, olmadığı taktirde ödemiş olduğu 25.100,00 TL aidat ile daireye yaptığı masrafların yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabında, evsiz kişileri ev sahibi yapmak için ... Konut Yapı Ortaklığını kurduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olduğunun kabul edilmesi halinde, B.K.'nun 213, M.K.'nun 706 ve Noterlik Kanununun 89. maddeleri gereğince şekil şartına uyulmadığından geçersiz olduğunu, sözleşmede belirtilen daire ile davacının işgal ettiği dairenin farklı olduğunu, davacıdan makbuz karşılığı tahsil edilen paraları iade etmeyi kabul ettiklerini, davacı tarafından daireye yapılan masrafları kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, belirlenen bakiye bedelin ödenmemesi nedeniyle tapu iptali ve tescil isteminin reddine ve tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin bir önceki hükmünü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizin 26.5.2015 tarihli ve 2015/4088 Esas - 5863 Karar sayılı bozma ilamında, davacının bakiye ödenmeyen bedeli depo etmesi için süre verilip sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekçe gösterilerek karar bozulmuştur.
Mahkeme, 10.03.2016 tarihli ve 22 Esas - 217 Karar sayılı direnme kararında, önceki bozma gereklerinin yerine getirildiğini belirterek ilk kararında direnmiştir.
Direnme kararı incelenmek üzere, Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiş ise de 24/11/2016 tarihinde kabul edilen 6763 tarihli Kanunla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununa eklenen Geçici 4. maddenin ikinci fıkrası uyarınca, direnme kararı incelenmek üzere Dairemize gönderilmiştir.
Direnme kararının Dairemizce incelenmesi üzerine, her ne kadar 26.5.2015 tarihli bozma kararımızda, davacıya bakiye bedeli depo etmesi için süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiş ise de mahkemece belirlenen dairenin ödenmeyen ve mahkemece tespit edilen bakiye bedelinin verilen süre içinde yatırılmadığı anlaşıldığından, bozma kararımızın yanılgılı değerlendirmelere dayandığı ve mahkemenin direnme kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin direnme kararı onanmalıdır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, yukarıda açıklanan nedenlerle direnme kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.