"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.04.2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.04.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve davalı ... Belediyesi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü davalı ... vekili ve davalı ... temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının paydaşlığın satış suretiyle giderilmesini istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Davacı davasından feragat etse bile davalılardan birinin davaya devam etmek istemesi halinde mahkemece davaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmelidir. Bu nedenle davacının davadan feragat beyanına karşı hazır bulunan davalılardan diyecekleri sorulmalı, davaya devam etmeyi istemeleri halinde yargılamaya devam edilmelidir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Somut olayda;
1-Dava konusu 258 ada 14 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu 258 ada 32 ve 33 parsel numaralarını aldığı Dairemizce getirtilen tapu kaydı incelendiğinde ise; 32 parsel sayılı taşınmazın davalılar ... ve ... adına, 33 parsel sayılı taşınmazın ise davacı ... ve Davalı ... adına kayıtlı oldukları anlaşılmıştır. Davacının payının bulunduğu 33 parsel numaralı taşınmazda yeniden keşif yapılarak üzerinde muhdesat bulunup bulunmadığı tespit edilip sonucuna göre karar verilmelidir. 32 parsel numaralı taşınmaz açısından ise tarafların davaya devam edip etmeyeceekleri sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
2- Dava konusu 258 ada 14 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu 258 ada 32 ve 33 parsel numaralarını aldığı Dairemizce getirtilen tapu kayıtlarından anlaşılmıştır.Bu durumda Mahkemece taşınmazın yeni ada ve parsel numaraları üzerinden hüküm kurulması gerekirken kapalı kayıt hakkında infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.