Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

14. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.12.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; tescil talebi ve davalı ... yönünden davanın reddine, tazminat talebinin kabulüne dair verilen 12.02.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye düşen bağımsız bölümün temlikine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.

Davacı vekili, davalı ... ile arsa sahibi diğer davalı ... arasında ... 3. Noterliğinin 27.06.2002 tarih ve 10452 yevmiye nolu kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin de davalı yüklenicinin hak sahibi olduğu ... İli ... İlçesi 2. Bölge ... Mh. 9158 Ada 9 Parselde kayıtlı 4. Normal katta bulunan 1 adet bağımsız bölümü ve bu bölüme ilişkin hakları ... 3. Noterliğinin 7486 yevmiye no'lu taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile yükleniciden satın aldığını, bedelini yüklenici şirkete ödediğini ve dairenin teslim edildiğini ileri sürerek ... İli ... İlçesi 2. Bölge ... Mh. 9158 Ada 9 Parselde kayıtlı 4. Normal katta bulunan 1 adet bağımsız bölümü tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini olmadığı takdirde tazminata hükmedilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.

Davalı yüklenici ... cevap dilekçesi vermemiş, yargılamaya da katılmamıştır.

Mahkemece, taşınmazın tescilinin mümkün olmaması nedeniyle davalı yüklenici ... yönünden tazminat talebinin kabulüne, diğer davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

1) Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2) Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince,

Davacı tarafından dava dilekçesi ile dava konusu 10 no’lu bağımsız bölüme ilişkin tescilin mümkün olmaması halinde ikinci kademede bağımsız bölümün dava tarihindeki rayiç bedelin talep edildiği anlaşılmaktadır.

Gerçekten, davacı akidi olan yükleniciden 818 sayılı Borçlar Kanununun 96. maddesine (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 112. maddesi) dayanarak ademi ifa sebebiyle tazminat isteyebilir. Buradaki borcun nedeni, borçlunun (yüklenicinin) taahhüdünü ihlal etmesidir. Borçlunun taahhüdü, genellikle bir akte dayandığından buna “akdi tazminat”, borçlunun sorumluluğuna da “akdi sorumluluk” denilmektedir. Borçlar Kanununun 96. maddesi gereğince ödenmesi gereken tazminat ise alacaklının müspet zararıdır. Müspet zarardan da borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne vaziyette bulunacak idi ise, bu vaziyetle mamelekin hali hazır vaziyeti arasındaki fark anlaşılmalıdır.

Bu durumda mahkemece, dava konusu 10 no’lu bağımsız bölümün dava tarihindeki rayiç değeri 70.000,00 TL tespit edilmiş olup, bu bedele hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

***