"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 20.03.2018 gün ve 2018/544 Esas, 2018/2101 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Davacılar vekili davacı ... ve diğer davacıların murisi olan ...’un, . Muhtarlığı ile 23.04.1963 tarihinde 266 ada 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazda yapılacak .... Hamam'ın inşaatı için sözleşme yaptıklarını, bu sözleşmeye uygun şekilde hamam tamamlandıktan sonra yine ... Muhtarlığı ile 01.08.1963 başlama tarihli 20 yıllık kira sözleşmesi imzalandığını, akabinde ... Muhtarlığının belediye olduğunu, ... Belediyesi Encümeninin 29.02.1970 ve 362 sayılı Kararı ile hamamın ihaleyle satışına karar verildiğini, davacılara 23.06.1970’de ihale edildiğini, davacıların ihale bedelini ödediğini, ancak bölgenin özel durumu ve imar çalışmaları nedeniyle tapusunun verilemediğini iddia ederek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davacı vekili 09.03.2011 havale tarihli ıslah dilekçesiyle ikinci kademede TMK 713/2. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili, belediyenin sorumluluğunun bulunmadığını ve davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı Maliye Hazinesi vekili dilekçesinde, 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımının dolduğunu, taşınmazın evveliyatı vakıf arazisi olması sebebiyle davanın Vakıflar İdaresine de ihbarının gerektiğini, Milli Emlak İdaresinin 31.05.2010 tarih, 58408 sayılı yazılarına aynen iştirak ettiklerini, davanın reddinin gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece ilk olarak, “davacı taraf dava konusu taşınmazları satın aldığını iddia etmiş ise de, bu taşınmazların taksitlerinin en sonuncusunu 1973 yılında ödediğini beyan etmektedir. Dava ise 2007 yılında açılmış ve aradan 34 yıl geçmiştir. Bu tür davalar, dava açmak için 10 yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Davacı taraf yasal hak düşürücü süreyi geçirmiş durumdadır” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin temyiz talebi üzerine, Dairemizin 03.06.2014 tarih, 2014/3501-7334 E. K. sayılı ilamında; “Somut olayda; dosya kapsamında bulunan dava konusu 266 ada 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların belediyeye yapılan tahsisisinin iptal edilerek 01.07.2010 tarihinde Maliye Hazinesi adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Maliye Hazinesi açılan davada ihbar edilen sıfatıyla bulunmakta olup davanın tarafı değildir. Bu durumda dava konusu taşınmaz yargılama sırasında dava dışı üçüncü kişiye devredilmiş olduğundan davacılara HMK’nin 125. maddesindeki seçimlik haklarını kullanmak üzere süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçe hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili 15.09.2015 tarihli celsede HMK 125. maddesinde düzenlenen seçimlik hakkını Maliye Hazinesi’ne karşı tapu iptali ve tescil talebi yönünde kullandıklarını belirtmiştir.
Mahkemece ikinci olarak, “4706 sayılı kanun gereğince davacı tarafın satın alma talebinde bulunmadığı, ayrıca hazinenin trampa yoluyla bedel ödeyerek bu yeri almış olduğu, dolayısıyla davacı lehine tescil koşullarının oluşmadığı, davalı hazinenin davacı tarafa yapmış olduğu bir satışın olmadığı, davacıların murisinin ödemiş olduğu para varsa ödenen parayı edimlerin yerine getirilmemesinden kaynaklı parayı alan taraftan talep edebileceği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekilinin temyiz talebi üzerine, Dairemizin 20.03.2018 tarih, 2018/544-2101 E. K. sayılı ilamıyla hükmün onamasına karar verilmiştir.
Davacılar vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Somut olayda; davacılardan ... haricindeki davacıların murisi ...’un mirasçılık belgesinin dosya içerisinde olmadığı anlaşılmaktadır. UYAP üzerinden murise ait nüfus kayıt örneğinin incelenmesinde murisin oğlu olan davacılardan ...’un 16.11.2016’da vefat ettiği, geriye oğlu ...’un kaldığı anlaşılmaktadır. Muris ...’un mirasçılık belgesinin ilgilisinden temini ve davacı ... mirasçısı ...’un da davada yer alması sağlanmalıdır.
Kabule göre de, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacı ... dışındaki diğer davacıların murisi olan ...’un, ... Muhtarlığı ile 23.04.1963 tarihinde 266 ada 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazda yapılacak natamam hamamın inşaatı için sözleşme yaptığı, bu sözleşmeye uygun şekilde hamam tamamlandıktan sonra ...’un yine ... Muhtarlığı ile 01.08.1963 başlama tarihli 20 yıllık kira sözleşmesi imzalandığını, akabinde ... Muhtarlığının belediye olduğunu, ... Belediyesi Encümeninin 29.02.1970 ve 362 sayılı Kararı ile hamamın ihaleyle satışına karar verildiğini, hamamın 23.06.1970’de ...’a ihale edildiği, ... adına ödeme makbuzlarının olduğu, davacılar vekilinin hisseli olarak davacılar adına tescil istediği anlaşılmaktadır. Bu sebeple davacılar vekilinin ilk kademedeki tapu iptal ve tescil isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Hükmün bu şekilde bozulması gerekirken maddi hata nedeniyle onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 20.03.2018 tarih, 2018/544-2101 E. K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.03.2018 tarih, 2018/544-2101 E. K sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, yukarıda belirtilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 07.05.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.