Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.11.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.02.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve davalı ... velisi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

Davacı vekili, dava konusu 129 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.

Davalılar, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.

Hükmü, davalı ... ve ... velisi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.

Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.

Türk Medeni Kanununun 405 ve devamı maddelerinde vesayet kurumu düzenlenmiştir. Dosya içerisindeki belgelerden dava konusu taşınmazın 3/4 payının ... adına kayıtlı olduğu, davacı ve bir kısım davalıların anılan tapu kayıt malikine ait mirasçılık belgesi doğrultusunda davada taraf olarak yer aldıkları; ancak, davalı ...'in yargılama sırasında, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.03.2013 tarihli 2013/11 Esas, 2013/226 sayılı Kararı ile vesayet altına alınarak annesi ...'in kendisine veli olarak tayin edildiği anlaşılmaktadır. Öyleyse; vesayetin varlığı halinde Türk Medeni Kanununun 448. maddesi uyarınca vasi, vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil edeceğinden, taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığından söz edilemez.

O halde, adı geçen davalının hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmemesi bakımından ...'e velayeten veli ...'e usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanıp savunma ve delilleri toplandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın ve 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesi uyarınca hukuki dinlenme hakkı ihlal edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 24.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Gerçekleştirdiğiniz işlemde Hata Oluştu !

***