Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.10.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı ... yönünden davanın kabulüne diğer davalılar yönünden reddine dair verilen 18.09.2018 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin ... Mahallesi’nde bulunan 1293 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, parselinin yola bağlantısının bulunmadığını, davalılara ait 1291 ve 1292 parsel sayılı taşınmazlardan bedeli karşılığı müvekkil taşınmazı yararına geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 12.10.2012 tarih, 2012/10054 Esas -11697 Karar sayılı ilamı ile "...davacının mutlak geçit ihtiyacı içerisinde bulunduğu, Hazine arazisinden geçen fiili yolun ortadan kalkabileceği ihtimalinin bulunduğu, alternatif güzergahların belirlenmesi sonucu davacı geçit ihtiyacının değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme 27.03.2013 tarih ve 2013/83 Esas -173 sayılı Kararıyla ilk hükmünde direnmiştir.

Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.04.2015 Tarih 2013/14-1993 Esas – 2015/1283 K sayılı ilamı ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir.

6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesi gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

Somut olayda; mahkemece, davalılardan ... adına kayıtlı olan 1291 sayılı parselin güney sınırını takiben 3 metre genişliğinde 36,50 metre uzunluğunda toplam alanı 109,5 m² olan ve karara ekli harita bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen yolu geçirilmesi suretiyle davacıya ait 1293 parsel sayılı taşınmaz lehine geçit hakkı tesisine karar verilmiş ise de 28.10.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda 1. alternatif olarak A harfi ile gösterilen geçitin 112,19 m² olarak gösterildiği, 18.11.2016 tarihli ziraat ve inşaat mühendisinden oluşan heyet tarafından tanzim edilen raporda 1. alternatif geçit güzergahının 109,50 m² esas alınarak geçit bedelinin hesaplandığı, bilirkişi raporları arasındaki bu tereddüt giderilmeden ve tarih belirtmeksizin fen bilirkişi raporuna atıfta bulunarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de ziraat ve inşaat mühendisinden oluşan heyet tarafından tanzim edilen 18.11.2016 tarihli raporda A harfi ile gösterilen güzergahta yer alan ağaçların cins ve sayıları belirtilmeksizin takdiren bedelinin hesaplanması da doğru olmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekili temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.10.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

***