Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.08.2012 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.12.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.

Davacı, paydaşı olduğu 3533 parsel sayılı taşınmaz lehine, 3536 ve 3535 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulü ile davacıya ait 357 ada 19 (eski 3533) parsel sayılı taşınmaz lehine; 23.09.2014 havale tarihli bilirkişi raporundaki mavi renk ile gösterilen 357 ada 21 (eski 3535) parsel sayılı taşınmazdan ve 357 ada 22 (eski 3536) parsel sayılı taşınmazdan, toplamda 60.28 m2 yerden geçit hakkı kurulmasına karar vermiştir.

Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.

Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.

Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.

Somut olaya gelince; 12.09.2014 tarihinde mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 23.09.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda, geçit hakkı kurulması için bir alternatif belirlenmiş, mahkemece bu alternatif üzerinden geçit hakkı tesis edilmiştir. Mahkemece civardaki komşu taşınmazları da içine alacak şekilde geniş pafta örneği getirtilerek, dava konusu taşınmazların imar durumu ilgili kurumlardan sorularak, mahallinde yeniden keşif yapılarak davacıya ait taşınmazın genel yola bağlantısını sağlayacak başkaca alternatiflerin araştırılmasından sonra işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ...’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.11.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.Başkan

***