Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31/01/2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24/05/2018 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

Davacı vekili, dava konusu 12 ada 17 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.04.2017 tarih, 2015/11622 E-2017/308 K sayılı ilamıyla, “Somut olayda; davalı ...'e dava dilekçesinde bildirilen adresten farklı bir adreste tebliğ mazbatasında ismi okunamayan bir komşusunun beyanı alınarak Tebligat Kanunu m. 21/1’e göre dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. Davalıya duruşma günü ise, dava dilekçesinde bildirilen adreste tebliğ mazbatasında ismi okunamayan bir komşusunun beyanı alınarak Tebligat Kanunu m. 21/1’e göre tebliğ edilmiştir. Gerekçeli karar tebliğ mazbatası ise dosyada yer almamaktadır. Davalı, dosya kapsamında herhangi bir adres değişikliğinde bulunmamış olmasına karşın dava dilekçesi ve duruşma günü farklı adreslere tebliğ edilmiştir. Tebligat tutanaklarında ise, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 29. maddesine aykırı olarak, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatının okunaksız olduğu anlaşılmıştır. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmadan ve savunması alınmadan işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.

Hükmü, davalı temyiz etmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyulmuşsa da gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; davalı ...’e yapılan tebligatların, Dairemizin 17.04.2017 tarihli bozma ilamında açıklanan ilke ve kurallara aykırı olarak Tebligat Kanununun 10/2. maddesi gözardı edilmek suretiyle, davalı adına önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre yapıldığı ve usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda mahkemece, anılan davalının davada yer alması sağlanarak taraf teşkilinin tamamlanması, savunmalarını ve delillerini sunma olanağının tanınması, toplanan ve toplanacak olan deliller birlikte değerlendirmek suretiyle işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesi uyarınca hukuki dinlenme hakkı ihlal edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 08/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***