"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 18/09/2012 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16/06/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, davalıların dava konusu 205 parsel sayılı taşınmazda sahibi oldukları veya miras yoluyla edindikleri hisselerinin tamamını 07.10.2012 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile müvekkillerinin murisi ...’a satmayı vadettiklerini, satış vaadi sözleşmesi uyarınca murislerinin satış bedelini ödediğini, ancak davalıların müvekkillerine tapuda devretmeleri gereken hisseleri devretmediklerini belirterek, davalıların murisi ...’dan davalılara intikal eden hisselerin mirasçılık belgesindeki payları oranında müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne 205 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapusunun iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2. maddesi gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bunların yanında hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir (HMK m. 26/1).
Somut olaya gelince; mahkemece, dava konusu taşınmazda iptal edilen ve tesciline karar verilen payların hüküm sonucunda açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Satış vaadi sözleşmesine konu 205 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Yasanın 22/A maddesi gereğince yapılan yenileme kadastrosu neticesinde 145 ada 8 parsel numarasını aldığı, ne var ki mahkemece işlerliğini yitiren 205 parsel sayılı taşınmaz yönünden hüküm kurulduğu, hükmün bu haliyle de infaza elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, davacılar dava dilekçesinde mirasçılık belgesindeki payları oranında tescile karar verilmesini talep etmişlerdir. Bu durumda mahkemece, iptal edilen payların mirasçılık belgesindeki payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm sonucunda iptal edilen payların hangi oranda davacılar adına tescil edileceğinin belirtilmemesi de doğru görülmemiştir.
Mahkemece, değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde infaza elverişsiz hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ...’ün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.11.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.