Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.09.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.12.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacılar vekili, davalı arsa sahipleri ile davalı yüklenicinin sözlü olarak anlaşarak 157 ada 12 parsel sayılı taşınmazda 18 konuttan oluşan bina yaptırdıklarını, bağımsız bölümlerin davacılar ..., ... ve ...’e arsa sahiplerinin diğer davacılara ise davalı yüklenici tarafından satıldığını, bağımsız bölümlerin 1996 yılından bu yana davacılar tarafından kullanıldığını, davalıların kat mülkiyeti ve kat irtifakı kurmaya yanaşmadığını belirterek, bağımsız bölümlere düşen arsa paylarının müvekkilleri adına tescilini istemiştir.

Davalı arsa sahipleri vekili; dairelerin tamamının yüklenici tarafından satıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı yüklenici ... A.Ş yetkilileri; davacılardan ..., ..., ..., ..., ...’e satılan daireler haricindeki dairelerin kendileri tarafından satıldığını, arsa sahiplerine ait dairelerinde şirket tarafından pazarlandığını arsa sahiplerinin ve şirketin davacılardan alacaklarının kalmadığını beyan etmişlerdir.

Mahkemece, davanın kabulü ile 157 ada 12 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı davalılar ... ve ... adına kayıtlı 1/2'şer hissenin iptali ile 23.01.2013 havale tarihli Ek bilirkişi raporundaki arsa payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

Hükmü; davalılar ... ve ... vekili temyiz etmiştir.

28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır.

Konut satış sözleşmeleriyle devre tatil ve uzun süreli tatil hizmeti sözleşmeleri de kanun kapsamına alınmıştır.

Anılan kanunun 3. maddesinin (k) bendindeki tanıma göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (1) bendindeki tanıma göre de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 73. maddesinin (1) bendi gereğince de bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir.

Somut olayda da; tüketici olan davacıların yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğundan o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması yasadan kaynaklanan bir zorunluluktur. Mahkemece; kamu düzeninden olan görev hususu re’sen gözetilerek yukarıda yazılı olduğu şekilde işlem yapılması gerekirken çekişmenin esasının incelenip hükme bağlanması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

02.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

***