Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalılar aleyhine 09.07.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.10.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.

Davacı vekili, ..... ili .. İlçesi ... Mahallesinde kain 128 ada 209 parsel, 114 ada 140 parsel, 115 ada 6 parsel, 115 ada 7 parsel, 133 ada 294 parsel sayılı taşınmazların ortaklığının satış sureti ile giderilmesi isteğinde bulunmuştur.

Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verilmiştir.

Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.

Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.

Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.

Dava konusu taşınmaz hakkında tapu iptali ve tescil davası bulunması halinde bu davaların sonunda pay ve paydaş durumu değişebileceğinden ortaklığın giderilmesi davasının sonucu da etkilenecektir. Bu nedenle, açılan tapu iptali ve tescil davaları 6100 sayılı HMK'nın 165/1. maddesi gereğince görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davası için bekletici mesele yapılması gerekir.

Somut uyuşmazlıkta; dava konusu taşınmazlarla ilgili tapu iptal ve tescil davasının .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/201 Esas sayılı dosyasında yargılamasının devam ettiği ve bu dosyada verilecek kararın pay ve paydaş durumunu değiştirebileceği gözetilerek sonucunun beklenmesinin gerektiği açıktır.

Öte yandan; dava konusu taşınmazlarda Hasan oğlu Bahattin Doğanay paydaş olmasına rağmen dava dilekçesinin Hüseyin oğlu Bahattin Doğanay’a tebliğ edilmiş olması da doğru değildir.

Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ...'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 06.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

***