"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.05.2014 ve 26.11.2015 gününde verilen dilekçeler ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne dair verilen 28.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi birleştirilen dava davacısı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl ve birleştirilen dava taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Asıl davada davacıların vekili, müvekkillerinin murisi ... ile davalı ... ve bir kısım davalıların murisi ... arasında 24.01.1990 ve 16.01.1990 tarihli düzenleme şeklindeki taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri ile ...,... İlçesi, 572 ada 15 ve 37 parsel sayılı taşınmazlardaki miras hak ve hisselerinin tamamının müvekkillerinin murisine satılmasının vaad edildiğini, satış bedelinin ödenmiş olduğunu, 572 ada 15 ve 37 parsel sayılı taşınmazların imar uygulaması görerek 572 ada 15 ve 37 parsel, 5368 ada ...,... parsel, ... ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 parsel, ... ada ...,... parsel, 1962 ada 1, 2 ve 3 parsel numaralarını aldığını iddia ederek davalılar adına olan payların iptali ile davacılar adına tescilini istemiş, 572 ada 15 ve 37 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davadan feragat etmiştir.
Davalı ... vekili, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, sözleşmenin ifa olanağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen davada davacı, davalı ... ile yaptığı 04.02.2014 tarihli düzenleme şeklindeki taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile ... İli, ... İlçesi, ... ada 1, 2, 3, 4, 5, 17 parsel, 1960 ada ...,... parsel, 1961 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 parsel, 1962 ada 3 parsel, 2206 ada 1, 9 parsel, 572 ada 37 parsel, 3853 ada 5 parsel sayılı taşınmazlardaki miras hak ve hisselerinin tamamının adına satılmasının vaad edildiğini, satış bedelinin ödenmiş olduğunu iddia ederek davalı adına olan payların iptali ile adına tescilini istemiştir.
Birleştirilen davada davalı ... 1. celse beyanında; bu davanın konusu olan bir kısım taşınmazların asıl davada dava konusu olan taşınmazlar ile aynı yerler olduğunu bilmediğini belirterek davayı kabul etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu 572 ada 15 ve 37 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmü, birleştirilen dava davacısı vekili temyiz etmiştir.
Birleştirilen dava davacısı, davalı ... aleyhine aynı mahkemede 2015/479 E sayılı dosya ile açtığı davada, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuş, mahkemece asıl dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesi gereğince “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." Birleştirilen davada davacının talebine ilişkin olumlu veya olumsuz hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle; temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 11.11.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan