Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.07.2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

Davacı vekili, 124 ada 10 parsel sayılı taşınmazda bulunan 8 numaralı bölümdeki ortaklığın giderilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, davanın kabulü ile 124 ada 11 parsel sayılı ve 124 ada 10 parsel sayılı arsalar üzerindeki binanın sağ yarısına tekabül eden ve 10 parsel sayılı arsanın üzeride kalan binanın 2. normal katında (sağ) yer alan 8 nolu meskendeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.

Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.

Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.

Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nin 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.

6100 sayılı HMK’nin 297/2. maddesi gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

Somut olayda; dava konusu 124 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında "arsa" niteliğinde olduğu, ancak tarafların beyanlarına ve bilirkişi raporuna göre üzerinde bir bina bulunduğu, davacı tarafından bu binanın bölümlerinden birinin ortaklığın giderilmesinin istendiği anlaşılmaktadır. Ancak dava konusu taşınmazda kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmadığı halde davacının talep ettiği bölüm bakımından ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesi doğru değildir.

Mahkemece, davacının öncelikle aynen taksim olmadığı takdirde satış yoluyla ortaklığın giderilmesi talep ettiği nazara alınarak ortaklığın kat mülkiyeti kurulmak suretiyle giderilip giderilemeyeceği hususunun araştırılması, ondan sonra işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ...’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

***