Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.10.2012 gününde verilen dilekçe ile alacak talebi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 18.04.2017 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KA R A R

Dava mirasçılık sıfatından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, miras sözleşmelerinin geçersizliğine, davacıya ait belirsiz miras payı alacağının belirlenmesine, bu bedelin davalılardan ölüm tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü davalılar vekili temyiz etmiştir.

Mirasçılar miras yoluyla kendilerine intikal eden hakları ister diğer mirasçılara isterse mirasçı olmayan kişilere bedelli ya da bedelsiz olarak devredebilirler. Miras payının devri açılmış miras payının devri şeklinde gerçekleşebileceği gibi açılmamış miras payının devri şeklinde de gerçekleşebilir. Açılmamış miras payını devralan mirasçının sadece kendisine devredilen haklara yönelik bir alacak hakkı söz konusudur. Açılmamış miras payının devri sözleşmesi mirasçılar arasında yapılmış ise adi yazılı şekilde yapılması yeterlidir. Resmi şekil koşulu aranmaz. Mirasın açılmasından önce yapılan sözleşmelere mirasbırakanın katılması yahut izni yoksa geçerli değildir.

Somut olayda taraflar arasında imzalanan 16.12.2011 tarihli sözleşme açılmış miras payının devri sözleşmesi niteliğinde olup geçerli olduğundan ve davacı tarafından sözleşmenin imzalandığı sırada iradesini sakatlayan herhangi bir durumun varlığı kanıtlanamadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 1.480 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.04.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

***