Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.06.2014 gününde verilen dilekçe ile terekeye temsilci atanması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.12.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, terekeye temsilci atanmasına ilişkindir.

Davacı, Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/321 Esas sayılı dosyasında ve Çubuk Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/555 Esas sayılı dosyalarında muris ...'nin terekesini temsil etmek üzere terekeye temsilci olarak atanmasını talep etmiştir.

Mahkeme, davanın kabulüne ve terekeye ...’nin temsilci olarak atanmasına karar vermiştir.

Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.

Miras ortaklığında mirasçıların birlikte hareket etmeleri zorunluluğu, işlemleri, kullanım ve idareyi birlikte yapmaları, mirasçılar arasında anlaşmazlık bulunması veya bu konularda anlaşamamaları halinde miras ortaklığı adına gerekli işlemleri yapmak, dava açmak, açılmış veya açılacak davaları takip etmek üzere Medeni Kanunumuz paylaşmaya kadar miras ortaklığına bir temsilci atanması olanağı sağlamıştır (TMK md. 640).

Mirasçılardan biri veya bir kaçının isteği üzerine hakim mirasın paylaşımına kadar görev yapmak üzere miras ortaklığına bir temsilci atayabilir. Miras ortaklığının temsilci atanması isteğinde husumet miras bırakanın tüm mirasçılarına yöneltilmelidir.

Somut olayda; dava dilekçesinin davalı ...'a usulüne uygun tebliğ edilmediği görülmektedir. Mirasçıların hukuki dinlenilme haklarının kısıtlanmaması amacıyla muris ...'nin veraset ilamında yer alan mirasçılarının davada davalı sıfatıyla yer almalarının sağlanması, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmesi, tarafların gösterdiği delillerin de toplanılmasından sonra bir karar verilmesi gerekirken belirtilen hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 06.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

***