"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 26.04.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.11.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Davacılar, murisleri .....'ndan intikal eden ve davalı adına kayıtlı olan 339 ada 102 parsel 3 ve 4 no'lu bağımsız bölümler hakkında ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/588 Esas sayılı dosyası ile açtıkları tapu iptali ve tescil davası sonucunda davalı adına olan payın iptali ile murisin mirasçılık belgesindeki payları oranında taraflar adına tesciline karar verildiğini böylece davalı ile paydaş oldukları bağımsız bölümlerdeki ortaklığın giderilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne bağımsız bölümlerdeki ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince; dosya içerisindeki tapu kaydında dava konusu bağımsız bölümlerin davalı adına kayıtlı oldukları açıkça görülmektedir.
Yukarıda belirtildiği üzere paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyete dayanan davalardır. Dava konusu taşınmazların muris muvazaasına dayalı olarak açılan dava sonucunda bu dosyada davalı olan .... adına tapu kaydının iptali ile hisseleri oranında taraflar adına tesciline ilişkin kesinleşme şerhi de mevcut olan gerekçeli karar konulmuş ise de hükmün tapuda infazının yapılmadığı anlaşılmaktadır. TMK'nın 705. maddesi gereğince kesinleşmiş mahkeme kararı ile mülkiyet tescilden önce kazanılır ise de maliklerin tasarruf işlemleri yapabilmeleri mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.
Bu durumda mahkemece davacılara dosya içerisindeki ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/588 Esas, 2009/436 Karar sayılı kesinleşmiş ilamını tapuda infaz ettirmeleri için süre verilerek tapuda tescil işlemi yapıldıktan sonra davanın esasının incelenmesi gerekir.
Mahkemece belirtilen husus gözetilmeden mevcut duruma göre dava önşartı gerçekleşmediği halde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 28.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildir.