Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.03.2015 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

Davacı vekili; ... İli, Merkez İlçesi, Sultan Köyü 9, 628, 630, 678, 471 ve 26 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın aynen taksim mümkün olmadığından satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, 30/12/2015 tarihli celsede 9 ve 26 parsel sayılı taşınmazlar hakkında davanın kabulü ile taşınmazlardaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine; dava konusu diğer parseller hakkındaki yargılamanın bu dosyadan tefrikine karar verilmiştir.

Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir.

Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.

Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.

Somut olaya gelince;

Dava konusu parsellerin tapu kayıtları incelendiğinde, 9 parsel sayılı taşınmazda paydaş olarak gözüken Hatice Kartallıoğlu ile muris paydaş ... mirasçısı ...’ün davada taraf olarak gösterilmedikleri anlaşılmıştır. Tüm kayıt maliklerinin davada yer alması gerekir. Kayıt maliklerinin hepsinin davada yer alması sağlanarak taraf teşkilinin usulüne uygun bir şekilde sağlanması gerekirken taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Ayrıca, davaya konu 9 ve 26 parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kanun 22/A uyarınca yenileme kadastrosuna tabi tutulduğu ve parsel kayıtlarının pasif olduğu Uyap üzerinden yapılan incelemede anlaşıldığından yeni parsel numaraları üzerinden hüküm kurulması gerekirken işlerliliği yitiren önceki parseller hakkında hüküm kurulması doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 26.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***