Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

14. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.11.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanan tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir.

Davacı vekili, davalılar ... ve ...’nın ... Köyü 108 parselde kayıtlı 1/12’şer hisselerinden ‘18. madde uygulamaları sonucu oluşacak yeni parselin ekli krokide görülen güney cephesindeki ve köşe başındaki 619,80 m2 miktarındaki kısmını ... 6. Noterliğinin 29.02.2012 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile davacıya satmayı vaaddettiklerini, taşınmazda İmar Kanunu 18. madde uygulaması henüz yapılmamış olsa da davalılara ait hisselerde bulunan hacizler sebebiyle yakın satış tehlikesinin bulunduğu iddiası ile sözleşmeye konu alanın davalılar adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... davayı kabul etmişlerdir.

Mahkemece, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-6100 sayılı HMK’nin 326. maddesinde hüküm verilirken Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği belirtilmiştir. HMK’nin 323/ğ maddesi uyarınca avukatlık ücreti de yargılama giderleri arasındadır.

Somut olayda; lehine vekalet ücreti takdir edilen davalılar satış vaadi sözleşmesinin borçlusu olmayıp, taşınmazın tapu kaydındaki haciz lehtarı olduklarından davaya dahil edilmişlerdir. Bu durumda kendilerini vekille temsil ettiren ... A.Ş., ... Bankası ve ... yararına karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücreti takdiri doğru değil ise de belirtilen husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun dört numaralı paragrafında yer alan “8531,36TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “maktuen 1800,00’er TL” ibaresinin eklenmesine, hükmün değiştirilmiş ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.02.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

***