"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05/10/2015 gününde verilen dilekçe ile elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15/02/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, murislerinden intikal eden dava konusu 324 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... cevap dilekçesinde davaya bir diyeceğinin olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... ve ... ayrı ayrı verdikleri dilekçeler ile temyiz etmiştir.
TMK’nın 644. maddesi gereğince bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hakimi, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder.
Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir.
Mirasçılara gönderilecek davetiyede "belirlenen süre içinde elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya paylaşma davası açılmadığı takdirde istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verileceğinin" bildirilmesi zorunludur.
Somut olaya gelince; mahkemece verilen gerekçeli kararda taraflara duruşma gününü bildirir ve TMK’nın 644. maddesi gereği meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek usulüne uygun taraf teşkili sağlandığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dosya kapsamın ve UYAP üzerinde yapılan incelemede bu yönde davetiye tebliğleri yapılmadığı gibi duruşma yapılmadan dosya üzerinden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. HMK’nın 147. maddesi uyarınca duruşma günü tebliğ edilmeden tahkikata geçilerek hüküm verilmesi, Anayasa’nın 36. maddesi ile güvence altına alınan “adil yargılanma” hakkı ile HMK’nın 27. maddesinde düzenlenen “hukuki dinlenilme hakkının” ihlali niteliğindedir. Hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hakim iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır. Açıklanan hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 26/09/2019 oy birliği ile karar verildi.