"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.04.2015 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının maliki olduğu 35 numaralı bağımsız bölümde hukuka aykırı imalatlar yaptığını, istinat duvarını yükselttiğini, kendisine ait 32 numaralı bağımsız bölümün ışığının kesildiğini, olası bir depremde duvarın yıkılması halinde kendisine zarar vereceğini ileri sürerek, davalı tarafca yükseltilen ve kendisine mal edilen ortak alana yapılan her türlü müdahalenin meni ile kal kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 32 ve 35 numaralı bağımsız bölümler arasındaki istinat duvarının üstündeki taş duvarın kal'ine ve davalının ortak alana müdahalesinin bu şekilde önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. ( HMK md. 1 ) Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2. maddesi gereğince, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
Sulh hukuk mahkemelerinin görevi ise HMK’nin 4. maddesinde düzenlenmiş olup, HMK’nin 383. maddesinde de aynı Kanunun 382. maddesinde düzenlenen çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme olmadığı takdirde sulh hukuk mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda; dava, komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi istemine ilişkin olup, 6100 sayılı HMK’nin yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra (06.04.2015 tarihinde) açıldığından, davanın 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi uyarınca genel yetkili asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekir.
Mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu re’sen gözetilerek işlem yapılması gerekirken, işin esasının incelenip karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olanan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.