"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.12.2013 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 07.04.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının 133, 282, 338, 339, 410 ve 596 parsellerde kayıtlı paylarını ... 3. Noterliğinin 28.09.1990 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile davacıya satmayı vadettiğini, satış bedelini peşinen ve nakden aldığını, dava konusu taşınmazlardaki davalı adına olan payların tamamının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı ve yetki itirazında bulunduklarını, karşı tarafa zilyetliğin devredilmediğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu olan 133 ve 282 parsel sayılı taşınmazlara yönelik talebin reddine, 338, 339, 410 ve 596 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nin 326. maddesinde hüküm verilirken Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği belirtilmiştir. HMK’nin 323/ğ maddesi uyarınca avukatlık ücreti de yargılama giderleri arasındadır.
Somut olayda, dosya içerisindeki tapu kayıtları incelendiğinde, dava konusu 133 ve 282 parsel sayılı taşınmazlarda davalı ve murislerinin paydaş olmadığı görülmekte olup, bu parseller yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davalının ve murislerinin hiç payı olmadığından davası reddedilen 282 ve 133 parsel sayılı taşınmazlar bakımından davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek reddedilen parseller bakımından vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değil ise de, belirtilen husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; hüküm sonucunun 5. bendindeki "verilmesine" sözcüğünden sonra "AAÜT uyarınca 1.800,00TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine" sözcüklerinin eklenmesine, hükmün değiştirilmiş ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.