Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.12.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 24.01.2017 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar ... vekili Av. ....., ... vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KA R A R

Dava tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemlerine ilişkindir.

Davacı 1691 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu diğer hissedarların hisselerinin kendi adına alınması konusunda davalı ... ile anlaştıklarını, bu anlaşma gereğince davalı ...'ın ... hissesini kendisi tarafından ödenen bedel ile alındığı ancak tapuda adına devredilmeyip taşınmazda paydaş olan davalı ... adına devir işleminin yapıldığını, davalı ...'in kötüniyetli olduğunu belirterek tapu iptal ve tescil ikinci kademede tazminat talebinde bulunmuştur.

Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili tapuya güvenerek taşınmazı satın aldığını, iyi niyetli olduğunu, davanın reddini savunmuştur.

Davalıla... mirasçıları vekili ise dava konusu taşınmazın ... dışında üçünçü kişiye satılmasına ilişkin irade ve rızalarının bulunmadığını belirtmiştir.

Mahkemece, davalılar ... ve ... yönünden davanın kabulüne, davalılar ...,... ve ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davalı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz etmişlerdir.

Kural olarak bir ayni hakkın kütüğe tescil yoluyla yazılması halinde, bu tescile dayanarak taşınmaza malik olan kişinin iktisabı korunur. Ne var ki, tapuyla mülkiyet hakkı kazanan kimsenin kötü niyetli olduğu her zaman ileri sürülebilir. Kayıt malikinin mülkiyeti kötü niyetle kazandığı ileri sürülmüşse, üçüncü kişinin ayni hakkın yolsuz olarak tescil edildiğini bilen veya bilmesi gereken şahıs olup olmadığına bakılması gerekir. Çünkü TMK m.1024 uyarınca bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmişse bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişilerin yolsuz olan bu tescile dayanma olanağı yoktur. 14.02.1951 tarihli ve 1949/17-1951/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında ifade edilen ve TMK m.3’de de yansımasını bulan ayrık durum hariç kayıt malikinin mülkiyeti kötü niyetle kazandığı ileri sürülmüşse bunu ispat etmek ileri süren kişiye düşer. Somut uyuşmazlıkta, kayıt maliki ...’ın dava konusu taşınmazda paydaş olması, 12.12.2012 tarihinde davalı ...'e gönderildiği iddia edilen ve içeriği belli olmayan iki adet fax çekilmiş olması, tapu da davalı ...'a devrin yapıldığı 12.12.2012 tarihinden bir gün sonra 13.12.2012 tarihinde mail ile bilgilendirilmesi davalı ...’nin kötüniyetli olduğunu göstermez. Kısaca, kayıt maliki ...’ın TMK m.1024 anlamında kötüniyeti dosya kapsamıyla kanıtlanamamıştır.

Belirtilen nedenlerle davacıların mülkiyet aktarımına yönelik isteminin reddi gerekmektedir.

Dava, yukarıda vurgulandığı üzere mülkiyet aktarımı dışında tazminat istemi olarak kademeli şekilde açılmıştır. Hukukumuzda kademeli taleplerde bulunma olanağı vardır.

Mahkemece davacıların ikinci kademedeki tazminat talebi incelenerek sonucu göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 1.480,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine, temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

***