"İçtihat Metni"
14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.09.2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davaın kabulüne dair verilen 24.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 61327 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin taşınmazda iki adet dairesi bulunduğunu, muhdesat oranlaması yapılırken bu hususun gözetilmesini istemiştir.
Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2-Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Somut olaya gelince; davalı ... vekilinin, taşınmaz üzerinde müvekkiline ait iki adet daire bulunduğunu ileri sürerek bilirkişi raporuna itiraz ettiği, mahkemece bunun üzerine tekrar keşif yapılarak tarafların itiraz ve savunmaları doğrultusunda bilirkişi raporu aldığı, davalı ... vekilinin müvekkiline ait bir adet taşınmazın bilirkişi raporunda belirtilmediğini ileri sürerek bilirkişi raporuna yeniden itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, muhdesat iddiasına ilişkin tarafların beyanları alınarak taşınmaz üzerindeki muhdesatların aidiyeti hususunda muhdesat iddiasında bulunan tarafa dava açmak üzere uygun bir mehil verilmesi ve muhdesatlar yönünden bu şekilde taraflar arasındaki çekişme giderildikten sonra yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, muhdesata isabet eden yüzdelik oranın belirlenmesi, satış sonunda elde edilecek bedelin bu oranlara göre bölüştürülmesi; yani muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan kısmın ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılması gerekirken, belirtilen hususlar gözetilmeksizin yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 19.02.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.