"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.03.2013 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, TMK'nın 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili, 264 ada 58 parsel lehine anayola çıkmak için geçit hakkı kurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili; davacıların komşu 55 ve 56 nolu parsellerden de anayola ulaşma imkanı olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; aleyhine geçit hakkı kurulan 264 ada 63 parsel sayılı taşınmazın ... kayıt maliklerinden ...' in davada taraf olarak yer almadığı, yine aleyhine geçit hakkı tesis edilen 264 ada 62 parselin maliki ...' nın nüfus kaydına göre ölü olduğundan bahisle tespit edilen mirasçılarının davada taraf olarak yer aldığı, mirasçılık belgesi temin edilmeden usul ve yasaya aykırı taraf teşkilinin sağlandığı görülmüştür.
O halde mahkemece, 264 ada 62 parsel sayılı taşınmazın ölü ... kayıt maliki ...'nın mirasçılık belgesinin ilgililerinden temini, mümkün olmaması durumunda davacı tarafa mirasçılık belgesinin çıkarılması için yetki ve süre verilerek, mirasçılık belgesi dosyaya eklendikten sonra tespit edilen mirasçılarından davaya dahil edilmeyen mirasçılarına ve yine diğer ... kayıt maliki ...' e usulüne uygun dava dilekçesi tebliği ile davaya dahil edilerek usulüne uygun taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken anılan hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; bir kısım davalılar vekilin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.09.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.