"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.08.2014 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda: davanın kabulüne dair verilen 20.04.2017 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nce istinaf talebinin kabulüne dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali, tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vekili 641 ada, 114 parselde kayıtlı 10 numaralı bağımsız bölümün paydaşı olduğunu, diğer paydaşların paylarını davalıya satış yoluyla devrettiklerini ileri sürerek tapudaki satış işleminin iptaliyle iptal edilen payların davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davacı vekili 13.10.2014 günlü dilekçesiyle davacı ... ve vekili ... davadan feragat ettiğini bildirerek dilekçe vermiş; 14.10.2014 tarihli dilekçe ile feragat dilekçesinin dosya numarasının yanlış yazıldığını, esasen 2014/810 Esas sayılı dosya için feragat isteğinde bulunulduğunu, hataen görülmekte olan davaya feragat dilekçesi verildiğini bildirmiştir.
Mahkemece, 20.04.2017 günlü oturumdan, mahkemesi, tarafları ve dosya numaraları ardışık olan iki dava dosyasında davacı vekilinin 13.10.2014 tarihinde feragat dilekçesi verdikten sonra 14.10.2014 tarihinde 2014/810 Esas sayılı dosyasına feragat dilekçesi verdiği görüldüğünden feragatın "Hata" ile yapıldığı sonucuna varılmış; yargılamaya devam olunarak davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Davalı vekilinin istinaf isteminde bulunması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesince feragatten dönmenin mümkün olmadığı gibi feragat dilekçesinin hataen verildiğinin kanıtlanamadığı, davacı vekilinin 2014/810 Esas sayılı dosyaya feragat dilekçesi vermesinin, görülmekte olan davaya vermeyeceği anlamına gelmeyeceği, feragatin kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Bilindiği gibi, 6100 sayılı HMK'nin 311. maddesinde, feragat ve kabulün kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı, irade bozukluğu hallerinde feragat ve kabulün iptalinin istenebileceği öngörülmüştür.
Davacı vekili, 13.10.2014 günlü feragat dilekçesini verdikten sonra ertesi gün görülmekte olan davadan feragat edilmediğini, 2014/810 Esas sayılı dosyadan feragat edildiğini, dilekçeyi hataen verdiğini bildirmiştir.
Davacı taraf, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmeden önce, aynı dava içinde hata, hile veya ikrah nedeniyle feragatin geçersiz olduğunu ileri sürebilir.
O halde görülmekte olan dava ile feragatle sonuçlanan 2014/810 Esas sayılı davanın birbirini takip eden esas almaları, davacı vekilinin feragat dilekçesinin esasen anılan dava dosyasına verilmesi gerekirken hatalı olarak görülmekte olan davaya ibraz edildiği, bu hususta ilk derece mahkemesince deliller değerlendirilmek suretiyle hata edildiğinin hukuka uygun gerekçelerle kabul edildiği anlaşılmakla istinaf talebinin reddi gerekirken, kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi hükmünün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, HMK'nin 373/2.maddesi uyarınca dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2018 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
KARŞI OY
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması görüşündeyim, sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyorum.