"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.06.2010 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne karar verilmiş olup, tavzih talebinin reddine dair verilen 29.01.2018 günlü ek kararın Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davaya konu 37 ve 42 parsel sayılı taşınmazların öncelikle aynen taksimini, aksi halde taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ..., ... ve ... vekili, dava konusu taşınmazlarda bulunan ağaçların ... tarafından dikildiğini belirterek, açılan davaya bir diyeceklerinin olmadığını beyan etmiş; diğer davalılar ise davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, ilk olarak taşınmazların satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmün bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucu karar, Dairemizin 2014/8142 Esas ve 2014/12313 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş ve mahkemece, taşınmazların satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine dair verilen hüküm, taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiş ve yasal yollara başvuran olmadığından 22/02/2017 tarihinde kesinleşmiştir. Bir kısım davalılar vekili, 24.01.2018 tarihinde hükmün tavzihini talep etmiş; mahkemece, 29/01/2018 tarihli ek kararla, “...Her ne kadar bir kısım davalılar vekili, satış memurluğunun 2017/10 satış sayılı dosyasında yapılan satış neticesinde dağıtım cetveline itiraz etmiş ise de; bu dağıtım cetvelinin mahkememizin kesinleşen kararı nazara alınarak yapıldığı, davalı vekili Mahkememizin 2015/351-913 sayılı dosyasında bilirkişinin 04/07/2013 tarihli kök raporunu nazara alarak satış parasının dağıtılması gerektiği şeklindeki itirazın kesinleşmiş mahkeme kararına uygun olmadığı…” gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş; ek karar, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarıdaki açıklanan nedenlerle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa 6217 sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432/4. maddesi ve 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bir kısım davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine ve ek kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 31.05.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.