Logo

14. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.01.2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.02.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

Davacı vekili, tarafların ortak murisi/babası ... adına kayıtlı 9 adet taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazlar hakkında daha önce mirasçılardan dava dışı ... tarafından ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda mahkemece, taşınmazlardaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verildiğini, bunun üzerine satış memurluğunca yapılan ihalede taşınmazların 1/3'er paylı olarak müvekkili ile kardeşleri ... ve ...'e satıldığını, ancak satış işleminin tapu kayıtlarına işlenmemesi nedeniyle taşınmazların tapuda halen muris adına kayıtlı olarak göründüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 9 adet taşınmaz üzerindeki ortaklığın, aynen taksim mümkün olmadığından, satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.

Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir.

Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.

Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.

Somut olaya gelince; Dairemizin 09.05.2019 tarihli mahalline iade kararı doğrultusunda, tapu müdürlüğünden temin edilerek dosya içeriğine eklenen güncel tapu kayıtlarının incelenmesinde, dava konusu taşınmazların 08.08.2018 tarihli 3402 sayılı yasanın 22/A maddesi uyarınca yenilemenin tescili edinme sebebine dayalı olarak halen tarafların ortak murisi/babası (... oğlu) ... adına kayıtlı olduğu, ancak tapu kayıt malikinin dosyada mevcut mirasçılık belgesine göre mirasçısı olan oğlu ...'in davalı olarak yer almadığı anlaşılmıştır.

Bu durumda mahkemece, tapu kayıt malikinin mirasçılarından ( ... oğlu) ...'in kendisinin, ölmüş ise temin edilecek mirasçılık belgesine göre yasal mirasçılarının davaya katılımı sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 14.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

***