"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.03.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.03.2018 günlü hükmün istinaf yoluyla incelenmesi bir kısım davalılar ... vd. vekili tarafından talep edilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nce istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi bir kısım davalılar ... vd. tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KA R A R
Dava, ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin ölünceye kadar bakma sözleşmesinin bakım alacaklısı ...'ın erkek kardeşi, davalılardan ...'ın eşi olduğunu, müteveffa ...'ın sözleşmenin yapıldığı tarihten sonra aniden rahatsızlandığını ve bakıma muhtaç bir hale geldiğini, müvekkilinin ise müteveffa ölünceye kadar bakım alacaklısı ...'a ölümüne değin sosyal ortamına uygun bir şekilde baktığını, hastalığında onu tedavi ettirdiğini, bakım alacaklısı ...'ın 15/02/2012 tarihinde vefat ettiğini, belirterek ... 16. Noterliğinin 19/12/2011 tarihli 26044 yevmiye nolu düzenleme şeklinde ölünceye kadar bakma sözleşmesinin tenfizi ile dava konusu 2291 ada 45 No'lu taşınmazda müteveffa adına bulunan 1/4 hissenin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi bir kısım davalılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermiştir.
Hükmü adli yardım ve duruşma talepli olarak bir kısım davalılar ..., ..., ... vekili temyiz etmiş, ayrıca bir kısım davalıların maddi durumunun elverişli bulunmadığından bahisle gerekli harç ve giderleri ödeyemeyeceği belirtilerek adli yardım isteminde bulunmuş, bölge adliye mahkemesince 07.02.2019 günlü ve 2018/1183 Esas, 2018/1427 Karar sayılı ek kararı ile adli yardım isteminin reddine karar verilmiştir. Dairemizin 10.06.2019 tarihli Kararı ile mahkemenin 07.02.2019 günlü ek kararının kaldırılmasına, adli yardım talebinin reddine karar verilmiş, bir kısım davalılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi tarafından itirazın reddine karar verilmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (1) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı Kanunun 16. maddesi düzenlemesi ile de, temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tabi olacağı öngörülmüştür.
Öte yandan, HUMK’nın 434. maddesinde (6100 sayılı HMK'n 366. maddesi yollamasıyla 344. maddesi), temyiz dilekçesi verilirken gerekli harcın tamamının ödenmesi gerektiği; 10.05.1965 tarih 1/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla da, peşin ödenmesi gerekli temyiz harcının hüküm altına alınan karar ve ilam harcının dörtte biri olacağı kabul edilmiştir.
Ayrıca, HUMK'nın 434/111. maddesinde (6100 sayılı HMK'nın 368. ve 344. maddeleri), dörtte bir oranındaki harcın ödenmemesi halinde yapılacak işlemin usul ve esasları gösterilmiş bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerden ötürü karar ve ilam harcı tutarının dörtte biri oranındaki nispi temyiz harcının tamamlanması bakımından HUMK'nın 434/III. maddesi uyarınca işlem yapılabilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 28.01.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.