"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı-karşı davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-karşı davalı vekili Avukat ... ile davalı-karşı davacı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı yüklenici tarafından açılan asıl davada, sözleşme kapsamı ve sözleşme dışında yapılan iş tutarının 230.894,00 TL olduğu ileri sürülerek ödemelerin mahsubu ile bakiye 103.240,84 TL'nin tahsili talep edilmiş, davalı davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise yapılan tüm işin tutarının 170.150,00 TL iken yükleniciye 241.300,00 TL ödeme yapıldığını, bu nedenle toplam 71.150,00 TL fazla ödemede bulunulduğunu ileri sürerek şimdilik 22.406,00 TL'nin tahsilini istemiş, 23.08.2011 tarihinde ıslah yapmak suretiyle talebini 40.242,00 TL'ye artırmıştır.
Mahkemece üç ayrı heyetten bilirkişi raporu alınmış, üçüncü bilirkişi kurulunun 2. ek raporuna dayalı olarak davacının sözleşme içi ve sözleşme dışı yaptığı işin tutarı 341.641,00 TL olarak belirlendiğinden bu miktar alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı-karşı davacı iş sahibinden alınarak davacı yükleniciye ödenmesine, karşı dava yönünden ise karşı davacı iş sahibinin yükleniciye 241.300,00 TL ödeme yaptığının tespitine karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itiraları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında imzalanan 21.08.2008 günlü sözleşme ile asıl davanın davacısı yüklenici üç adet villanın kaba ve ince işlerinin yapımını 207.840,00 TL götürü bedelle üstlenmiştir. Sözleşmede ayrıca KDV ödeneceğine dair bir kayıt bulunmadığından KDV'nin ve yüklenici kârının götürü bedel olarak belirlenen iş bedeline dahil olduğu kabul edilmelidir. Mahkemece alınan tüm bilirkişi raporları içeriğinden götürü bedele dahil olan işlerin tamamen yapılmış olmadığı, bir kısım işlerin eksik bırakıldığı anlaşılmakta olup 3. bilirkişi
kurulu kök raporu içeriğine göre KDV ve kâr kaybı ilave edilmeden sözleşme kapsamında yapılan işlerin tutarı 179.750,00 TL bulunmuştur. Davacı yüklenicinin sözleşme kapsamı dışında işler yaptığı ve yapılan bu işlerin imara aykırı olmadığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup sözleşme dışında yapılan bu işlerin KDV ve yüklenici kârı dahil edilmek üzere tutarı 3. bilirkişi kurulunun 2. ek raporuna göre 146.592,00 TL'dir. Böylece sözleşme kapsamında ve sözleşme dışında yapılan tüm işlerin bedeli 326.342,00 TL olup, bu tutardan tüm raporlarda nefaset farkı olarak belirlenen 12.000,00 TL mahsup edildiğinde iş bedeli 314.342,00 TL olup bu tutardan yükleniciye yapılan ve tüm raporlarda doğrulanan ödeme tutarı 241.300,00 TL mahsup edildiğinde asıl davanın davacısı yüklenicinin bakiye 73.042,00 TL alacaklı olduğu anlaşıldğından asıl davada bu miktar alacağın davalı iş sahibinden tahsiline karar verilmesi gerekirken, ödemeler nazara alınmadan ve davacının davadaki talebi de aşılmak suretiyle 324.641,00 TL'nin tahsiline karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
3-Davalı ve karşı davacı iş sahibi fazla ödeme iddiası ile açtığı karşı davasında, ıslah da nazara alınarak 40.242,00 TL talep etmiş olup, yapılan işe göre fazla ödemenin söz konusu olmadığı, aksine yüklenicinin bakiye alacağı olduğu anlaşıldığından karşı davanın reddi yerine yazılı şeklide davacıya 241.300,00 TL ödeme yapıldığının tespiti yolunda hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
4-Davacı ve karşı davalı yüklenici dava tarihinden önce keşide ettiği 07.04.2009 tarihli ihtarla dava konusu ettiği miktarı göstermek suretiyle ödeme talebinde bulunduğundan ihtarın davalıya 10.04.2009 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu nazara alındığında ihtarla tanınan 3 günlük sürenin de ilavesiyle temerrudün 14.04.2009 tarihinde oluştuğu gözetilerek asıl dava da hüküm altına alınan alacağa bu tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de bozma nedeni sayılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. bent uyarınca davalı-karşı davacı iş sahibi yararına, 3. ve 4. bentler uyarınca da davacı-karşı davalı yüklenici yararına BOZULMASINA, 1.350,00 TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 108,30 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacı-karşı davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 25.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.