Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile davalı vekili Avukat Sabri Güleç geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece ıslah da dikkate alınarak davanın kabulüne dair verilen karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık 03.09.2012 tarihli "ADÜ Merkezi derslikler binası 2. blok inşaatı işine ait sözleşme"den kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı idare iş sahibidir.

Davacı yüklenici tarafından açılan iş bu dava ile, sözleşme kapsamında taahhüt edilen işin, "14.500 m2 betonarme iş ile sınırlı olduğunun tespiti" ve 30.08.2013 tarihinde düzenlenen 10 nolu hakedişe kadar işin %70 seviyesinde ikmâl edildiği belirtilerek "hatalı pursantaj hesaplanması nedeniyle eksik ödenen 1.962.531,19 TL'nin tahsili" talep edilmiştir.

Davacı yüklenici daha sonra 31.10.2014 tarihinde, Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/339 Değişik iş dosyası üzerinden tespit yaptırmış, 15.12.2014 tarihli tespit raporunda; toplam yapılan iş miktarının 18.586 m2 olduğu belirlenmiş, sözleşmede yapımı taahhüt edilen 14.500 m2'den fazla yapılan (18.586 m2 – 14.500 m2 = 4086 m2'nin 2014 yılında yapıldığı belirtilerek, bu imalâtın bedeli yasal keşif artışı oranı %10 ve bu oran dışında kalan kısım dikkate alınarak 5.636.485,32 TL olarak hesaplanmıştır. Bunun üzerine davacı vekili 24.03.2015 tarihinde verdiği ıslah dilekçesinde, davacı şirketin taahhüdü altında olan 14.500 m2 betonarme inşaat işinin tüm kaba ve ince işlerini bitirmesine rağmen, davalının 24.12.2013 tarihinde davacıya gönderdiği yazı uyarınca işe devam ederek 14.500 m2'nin üzerinde iş yaptığını, Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/339 Değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporunda belirlendiği gibi, idare tarafından geçici kabulü yapılan iş miktarının 18.586 m2 olduğunu belirterek yüklenici tarafından fazla yapılan 4086 m2 işin bedeli olarak 3.673.954,13 TL'nin tahsilini istemiş, ıslahla artırılan (5.636.485,32 – 1.962.531,19 = 3.673.954,13 TL) üzerinden harç yatırmamıştır.

./..

s.2

15.H.D.

2015/6300

2016/3168

Islah dilekçesi ile artırılan miktar, tespit bilirkişi raporunda da yazılı olduğu gibi 2014 yılında yapılan imalât bedeline ilişkin olup, davacı vekili de ıslah dilekçesinde 24.12.2013 tarihli idarenin yazısı üzerine bu imalâtların yüklenici tarafından yapıldığını belirtmiştir. Davanın açıldığı tarih 19.09.2013 olup ıslahla artırılan tutarın dava tarihinden sonra yapılan işlere ilişkin olduğu açıktır.

6100 sayılı HMK'nın 176/I maddesi uyarınca taraflardan herbiri yapmış oldukları usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilirler. Dava açılması bir usul işlemi olduğundan dava dilekçesinde dava konusu yapılan alacakların miktarı ıslah yoluyla artırılabilir. Ne var ki dava açılmasının usul hukuku bakımından sonuçlarından birisi de her davanın açıldığı tarihteki duruma göre karara bağlanmasıdır. Bu ilke uyarınca davada ancak açıldığı tarihte var olan, dava tarihine kadar gerçekleşmiş olan hak ve alacakların hüküm altına alınması istenebilir. Dava tarihinden sonra doğan hak ve alacakların o davada hüküm altına alınması mümkün değildir. Islah yoluyla talep sonucunun artırılması ya da genişletilmesi ancak dava tarihine kadar gerçekleşip de saklı tutulan hak ve alacaklar için mümkündür. Dava tarihinden sonra doğan hak ve alacaklar ayrı bir davanın konusunu oluşturacağından ıslaha konu olamaz (15 H.D. 03.05.2013 gün 2012/3741 Esas, 2013/2895 Karar). Somut olayda da, ıslahla artırılan miktar davanın açıldığı tarihten sonra yapılan işlerle ilgili olduğundan ıslaha konu edilemez. Bu nedenle davacının asıl dava kapsamındaki "sözleşme kapsamında davacının taahhüt ettiği işin 14.500 m2 betonarme olduğunun tespiti" talebi ile "davalı idare tarafından hatalı pursantaj hesaplanmasına dayalı olarak eksik ödenen 1.962.531,19 TL"nin tahsili talebi ile ilgili olarak konusunda uzman bilirkişilere inceleme yaptırılmak suretiyle sonuca varılması gerekirken, ıslah da nazar alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 1.350,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 02.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***