Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan edimin ifa edileceğine duyulan güven nedeniyle alınan malzeme, bu malzemelerin nakliyesi ve yapılan kısmi imalât nedeniyle iş bedeli alacaklarının tahsili ile sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zararın tazmini istemlerine ilişkin olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın ıslah edilen kısımla birlikte kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Davacı vekili hükmü temyize cevap dilekçesi ile temyiz etmişse de, dilekçesini temyiz defterine kaydettirmediği gibi temyiz harcını da yatırmadığından ve böylece temyiz süresi de geçirildiğinden temyiz istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilâmı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve karar başlığında "08.10.2010" günü olan dava tarihinin 25.03.2015" günü olarak yazılmasının maddi hata niteliğinde olup, talep halinde mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

3-Davacı taşeron şirketin alacağının kaynağı haksız fiil, sebepsiz zenginleşme ya da vekâletsiz iş görme değil, sözleşmedir. Sözleşmeden kaynaklanan alacaklar nedeniyle faiz istenebilmesi için borçlunun temerrüde düşürülmesi ya da borcun kesin vadeye bağlı olması zorunludur. Sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 101/I ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117/1. maddeleri uyarınca, muaccel bir borcun alacaklısı tarafından bir ihtarname ile temerrüde düşürülmeyen borçludan faiz istenemez. Diğer taraftan, alacaklı tarafından gönderilen ihtarnamenin borçluyu temerrüde düşürücü etkisinin olduğunun kabul edilebilmesi için, ihtarnamenin belirli bir süre içerisinde bir borcun ödenmesi ihtarını içermesi zorunludur. Bir bedel içermeyen ya da içeriğinden bedel belirlenemeyen ihtarnameler, borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte kabul edilemez.

Somut olayda, mahkemece kabul edilen alacağa .. Noterliği'nin .. tarih ve ..yevmiye sayılı ihtarnamesinde verilen 7 günlük süre eklenerek 15.11.2009 gününden itibaren faize hükmedilmişse de, ihtarnamede belirli bir miktar alacağın ödenmesi ihtarı bulunmadığından gerek 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 101/I gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117/1 maddeleri uyarınca bu ihtarnamenin temerrüde esas kabul edilmesi mümkün değildir. Bu haliyle, dava dilekçesi ile talep edilen 15.000,00 TL alacağa dava tarihinden, kalan kısma da ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile hüküm altına alınan alacağın tümüne temerrüt tarihi olarak kabul edilen 15.11.2009 tarihinden faiz yürütülmesi doğru değildir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekirse de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla olaya uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı taşeron şirket vekilinin temyiz isteminin reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle davalı yüklenici şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 3. bent uyarınca davalı şirket vekilinin temyiz itirazının kabulüyle mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin tümüyle karar metninden çıkarılmasına, yerine "Davanın kısmen kabulü ile 31.510,00 TL alacağın 15.000,00 TL tutarındaki kısmına dava tarihi olan 08.10.2010 tarihinden, 16.510,00 TL tutarındaki kısmına da ıslah tarihi olan 18.04.2013 tarihinden itibaren yürütülecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," cümlesinin eklenmesine, hükmün değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 20.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***