Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.)

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı-birleşen dosya davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemleri birleşen dava ile iş sahibinin ödemiş olduğu bedelin ayıplı ifa nedeniyle iadesi istemlerine ilişkin olup; mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karar, davalı-birleşen dava davacı vekilince temyiz edilmiştir.

4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/e maddesinde, tüketici "Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi" olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlamaya göre yasa, hazır bir malı veya hizmeti satın alarak onu günlük yaşamında kullanan veya tüketen kişiyi korumaktadır. Başka bir deyişle, yasada dar kapsamlı mal ve hizmet ilişkileri olağan tüketim işleri kapsama alınmıştır. Aksi bir yorumun kabulü, üst düzey teknoloji ile gerçekleştirilen eser sözleşmesi ilişkilerinin dahi 4077 sayılı yasa kapsamında kalmasını ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıklara da tüketici mahkemelerinde bakılmasını gerektirir ki, bunun Yasa'nın amacına aykırı olduğu açıktır. Buna göre istisna sözleşmesinden doğan ilişkiler de 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması hukuken olanaklı değildir. Nitekim aynı husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.02.2003 gün ve 2013/15-127 Esas, 2003/102 Karar sayılı kararında da açıklanmış bulunmaktadır.

Dava ve birleşen davanın açılmış olduğu tarihlerde yürürlükte bulunan 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Yasa uyarınca eser sözleşmesi ilişkisi tüketici ilişkisi sayılmadığından davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmesi gerekirken tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılıp karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur. Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-birleşen dosya davacısına geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 24.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***