"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, asıl ve birleşen dosya davalısı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde asıl ve birleşen dosya davacısı vekili Avukat... ile asıl ve birleşen dosya davalısı vekili Avukat ....geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Asıl davada davacı iş sahibi şirket, iş akışı uygulamalarını ...’da kısa sürede tasarlamak, geliştirmek ve kolay bir şekilde yönetmek amacıyla çalışma yapılması işine dair davalı yüklenici şirketle sözleşme imzalandığını, davalının işi sözleşmeye uygun gerçekleştirilmediğin ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutup iş bedeli olarak ödenmiş olan iki faturadan 15.000,00 TL’lik kısım ile cezai şart alacağının 1.000 USD’lik kısmının tahsilini talep etmiştir. İş sahibi şirket mahkemenin ilk kararından sonra açtığı birleşen davada ise ilk davada saklı tutulan bakiye kısımların tahsilini istemiştir. Mahkemece asıl davanın kabulüne dair verilen ilk kararın davalı yüklenici şirket vekilince temyizi üzerine verilen Dairemizin 10.02.2014 tarih, 2013/643 Esas 2014/786 Karar sayılı bozma ilamında, bozmadan önce yapılan bilirkişi incelemesi ve ve oluşturulan bilirkişi kurulunun usul hükümlerine aykırı olması sebebiyle raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Bozmadan sonra mahkemece iki kez rapor alınmış olup alınan ilk raporda bilirkişi ayıbın niteliği ve oranına göre eserin reddinin gerektiğini bildirmiş, itiraz üzerine oluşturulan bilirkişi heyetince sunulan
ikinci bilirkişi raporunda ise eserin reddi gerekmeyip bedelden tenzilin uygun olacağı belirtilerek tenzili gereken ve hak edilen bedeller konusunda hesaplama yapılmıştır. Bozmadan sonra alınan bu ikinci bilirkişi raporuna da taraflaca itiraz edilmiştir.
Bu durumda mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle bozmadan önce alınan bilirkişi raporunun, heyetin oluşum şekli itibariyle hükme esas alınmasının mümkün olmadığı kabul edildiğine göre, bozmadan sonra alınan her iki bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için yeniden oluşturulacak uyuşmazlık konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan, eserin ayıplı olup olmadığı, varsa ayıbın niteliği, bedel indirimi gerekip gerekmediği ile indirilmesi gereken miktar, ayıp giderim bedeli konusunda sözleşme hükümleri ve davacının talepleri, tarafların önceki raporlara yaptıkları itirazları göz önünde bulundurulmak suretiyle gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle ulaşılacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu asıl ve birleşen davalarda yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 2.037,00'er TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 20.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.