Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi:... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup; mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı yüklenici vekilince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

Yerel mahkemece 2013/402 Esas, 2014/102 Karar sayılı ve 08.04.2014 tarihli hüküm, dairemizin 2014/4817 Esas, 2015/2457 Karar ve 11.05.2015 günlü ilamı ile bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının sözleşme ilişkisini kanıtlayamamış olmasından davanın reddine karar verilmiştir.

Davanın reddine dair karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine bölge adliye mahkemesince başvurunun kabulü ile davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı bu kez yine davacı tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.5235 sayılı Kanun’un geçici 2/1 maddesinde, “Bölge Adliye Mahkemelerinin kuruluşları, yargı çevreleri ve tüm yurtta göreve başlayacakları tarih, Resmi Gazetede ilân edilir.” düzenlemesine yer verilmiş ve Resmi Gazete’de ilan yapılarak Bölge adliye Mahkemeleri’nin 20.07.2016 günü itibariyle fiili olarak göreve başlayacakları bildirilmiştir.Diğer taraftan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2 maddesinde “Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454'üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” düzenlemesine yer verilmiştir.

İki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, istinaf kanun yolunun yürürlüğe gireceği ilân edilen 20.07.2016 tarihine kadar temyiz kanun yoluna başvurulmuş bir karar hakkında bu kararın kesinleşmesine kadar geçecek süreçte 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun istinafa ilişkin düzenlemeleri eklenmeden önceki hâli uygulanmaya devam edilecektir. 20.07.2016 tarihinden önce bir dosyada verilen karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuşsa, o karar Yargıtay'ca bozulmuş olsa dahi bundan sonra verilecek kararlarla ilgili olarak da başvurulması gereken kanun yolu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun istinafla ilgili değişikliklerinin yapılmadan önceki hâline ilişkin düzenlemeler gereği temyiz ve imkânı varsa karar düzeltme yoludur.

Bu bilgiler ışığında; dosyanın daha önce temyiz incelemesinden geçmiş olması nedeniyle bölge adliye mahkemesince sehven karar verildiği anlaşıldığından bölge adliye mahkemesinin 21/02/2017 gün ve 2017/76 Esas 2017/103 Karar sayılı kararının yok sayılarak kaldırılmasına karar verilerek, yerel mahkeme kararının temyiz incelemesine geçildi.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı ile davacı arasında akdi ilişki mevcut bulunmamasına, göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11.09.2018 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

***