"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptâline ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm, davalı vekilince temyiz olunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı yüklenici, davalının taşınmazı üzerindeki binanın tadîlat projesini çizdiğini, projenin kabul edilmesi sonrasında tatbik edildiğini ve tadilatların yapıldığını, 3.027,06 TL'lik alacağı için serbest meslek makbuzu tanzim ettiğini ve davalıya teslim ettiğini, davalının ödeme edimini yerine getirmemesi üzerine takip başlattığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın iptâline alacağın 19.12.2012 tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsiline ve %20 inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı ise davacıya borcunun bulunmadığını, makbuzun usulüne uygun kesilmediğini, işin muhattabının Kayapen olduğunu, müvekkilinin o tarihlerde taşınmazının dahi bulunmadığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece dosya üzerinden hesap bilirkişisince rapor aldırılmış ve rapor esas alınarak, davanın kısmen kabulü ile asıl alacak üzerinden itirazın iptâline, faiz yönünden reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 67/II. maddesi uyarınca alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için takibe itirazın haksız olması yanında alacağın likid (hesaplanabilir) olması zorunludur. Alacak miktarının likid olmadığı, bilirkişi raporuyla belirlendiği hallerde borçlunun takibe itirazında haksız olduğu kabul edilemez.
Dava konusu proje bedeli alınan bilirkişi raporu sonucu belirlenmiştir. Alacak yargılamayı gerektirmekte olup, likid olmadığından davacının şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını
gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz istemlerinin reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan "asıl alacağın %20 si olan 605,41 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair" cümlesinin karar metninden çıkartılarak yerine “alacak likid olmadığından davacının inkâr tazminatı isteminin reddine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 07.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.